SPORUN EVRENSELLİĞİ

Yazdır
Üst Kategori: Sayı: 23 Kategori: Spor
Yayınlanma: Salı, 07 Şubat 2012 Yrd.Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU tarafından yazıldı.
Yrd.Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU
Yrd.Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU

 

Spor evrensel kültürün bir parçası, dünyada dili, ırkı, dini farklı insanları birleştiren önemli bir vasıtadır. Dünya barışına katkı sağlayan bir etkinlik olan sporunu; fiziksel faydalarının yanı sıra insanların ruhsal sağlığını da olumlu yönde etkilemek, sosyal ve moral kazançlar sağlamak amacı ile yapılan hareketler topluluğu olarak da tanımlanmaktadır. Sportif öğelerin tümünde dinlenmek, eğlenmek olduğu kadar aynı zamanda sosyal bir kaynaşma da vardır. Toplumla kaynaşma ve özdeşleşme konusunda spora önemli görevler düşer. Sporun sağladığı bedensel ve ruhsal anlamdaki doyum olanakları, serbest zamanları ve yaşam seviyeleri düzenli olarak artan sanayileşmiş ülkelerin özlemini duyduğu yeni bir yaşam şeklinin ayrılmaz parçası olmuştur.

Günümüzde hızla gelişen Bilim ve Teknoloji; İnsan gücüne duyulan gereksinmeyi giderek azaltmış ve bunun sonucu olarak boş zaman kültürünün gelişmesinin yanı sıra,  insanın doğal yapısına uymayan bir yaşam biçimi ve hastalıklarının artmasına neden olmuştur. Spor, çağdaş insanın karşısına dikilen bu tehlikeye karşı dinamik, güncel yaşamın getirdiği streslerden uzak bir ortam yaratarak çözüm getirmekte ve kazandırdığı sağlıklı yaşam biçimiyle de koruyucu tıbba yardımcı olmakla birlikte boş zamanların değerlendirilmesine büyük ölçüde katkıda bulunmaktadır. Ayrıca Spor kişilerin sosyal ve kültürel karakter gelişimi üzerinde de olumlu etkileri de  kaçınılmazdır. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde spora büyük önem verilmekte ve spor sağlık giderlerinin azalması, hastalıklar nedeniyle işgücü kaybının önlenmesi ve sağlıklı insanlardan oluşan mutlu ve barışçı bir toplum yaratılmasında umut vermektedir.

İnsanlık tarihi incelendiğinde çeşitli toplumlarda farklı spor organizasyonları niteliği taşıyan bir çok uygulama örneğine rastlanmaktadır. Modern toplumlar tarihin derinliklerinden gelen oyun ve inanç formundaki etkinlikleri devasa spor organizasyonlarına dönüştürmeyi başarmışlardır. Günümüzde dünyanın bir çok bölgesinde geleneksel hale gelmiş belirli periyotlarla yapılan modern spor organizasyonları düzenlenmektedir. Olimpiyatlar, dünya şampiyonaları vb organizasyonlar insanları din dil ırk ayrımı gözetmeksizin bir araya getirerek karşılıklı etkileşim ve iletişim yoluyla aynı dili konuşmalarına yardımcı olmaktadır. Aslında spor organizasyonlarının farkında olmaksızın insanlık tarihinin gelişimine olumlu yönde bir çok katkıları bulunmaktadır.

Baron Pierre de Coubertin’ in 1896 yılında öncülüğünü yaparak başlattığı, Modern  Olimpiyat oyunlarını felsefesini katılmak üzerine kurmuştur. Antik Olimpiyatlar dini kökenli iken ve kazanmak her şeyi ifade ederken, modern olimpiyatlar laik nitelikli oluşturulmuştur. Olimpiyatlara Uluslararası bir nitelik getirilerek dil, din, renk, ırk ayrımı ortadan kaldırılmıştır.

Yrd.Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU
Yrd.Doç.Dr. Sebahattin DEVECİOĞLU

 

1985 Dünya Gençlik Yılında üç slogan “Barış-Katılım-Gelişme” on yıl süreyle uygulamaya konularak 1995'e kadar Birleşmiş Milletler üyesi olan ülkelere hedef olarak öngörülmüş ve bu üç sloganı en iyi gerçekleştirebilecek olan spor organizasyonlarının sayı ve çeşidinin arttırılması istenmiştir.

Dönemin BM Genel Sekreteri Kofi Annan, örgütün New York'taki Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, sporun barışa ulaşmadaki önemine dikkat çekerek, ''Spor evrensel bir dil, kökenleri, geçmişleri, dini inanışları ve ekonomik durumları ne olursa olsun insanları birbirine yaklaştırabilir'' şeklinde açıklama yaparak, Birleşmiş Milletlerin, 2005'i ''Uluslararası Spor ve Beden Eğitimi Yılı'' ilan ettiğini ifade etmiştir.

Son yıllarda Avrupa’da spor hızla gelişmiştir ve sporun artan ekonomik ve ticari eğilimi gerçek bir değişim yaratmıştır. Avrupa Birliği işsizliği azaltmak için mücadele yürütürken, spor sektörü, yeni işlerin yaratılabileceği ve AB’nin alt yapı yatırımları, yeni teknoloji, eğitim ve karşılıklı değişim programlarının olumlu etkileri için destekleneceği alanlardan biridir. Spor hemen her Avrupa ülkesinde her yaş gurubunda ve toplumun her kesiminde etkili bir sosyal olgu olduğu ifade edilmektedir.

Spor uluslararası platformda savaşların en asilidir. Çünkü o barışın savaşıdır.

Uluslar arası spor karşılaşmalarının bir savaş değil tersine bir barış unsuru olduğu hepimizce bilinmektedir. Nasıl ki bir devletler hukuku varsa bir de uluslar arası spor hukuku vardır. İnsanoğlunun tekâmülü ile eski Yunandan bu güne değin gelişen kurallar, bu gün ileri düzeydeki prensiplerine ulaşmışlardır. Dolayısı ile sporda kuvvetli olan kazanır, zor kullanan kaybeder. Bireysel anlamda spor, kişinin egemenlik ve olanaklarını değerlendirme duygularını geliştirir. Dolayısı ile kişi ve ulusların eğitimini tamamlar. Müşterek eğitim esasına dayanır ve spor ulusların akıl ve eğitim düzeyinin aynasıdır. Spor uluslararası platformda savaşların en asilidir. Çünkü o barışın savaşıdır. Uluslararası spor savaşları politik savaşlara benzemez, hizipler, gruplar oluşmaz. Sportif karşılaşmalar mertçe, hilesiz, dostça ve kısacası sportmencedir. Böyle bir sportmenlik için insan doğuştan sporcu olamaz, o unvanı hak etmesi, kazanması lâzımdır.

Uluslararası yarışmalarda sporcuların hepsinde aynı duygu vardır. İç dünyalarını aynı heyecan ve düşünce kaplar. Bu öyle bir dünya savaşıdır ki, hiç bir ulusa yönelmiş değildir. Taraflar karşı karşıya gelmekle birlikte ideal tektir. Dünya gençliği bu muhteşem kalabalık içinde her renk saça, her cins tene ve dünyada mevcut bütün ırklara rastlamak mümkündür. Sporun anayasası sağlığa, birlik ve beraberliğe, kardeşliğe, arkadaşlığa ve dostluğa dayanan bir insan topluluğu ekolüdür. Spor özellikle barışçı olma niteliği ve uluslararası değişmeyen kuralları nedeniyle, ayni toplumdaki insanlar ve gruplar arası sosyal ilişkiler yanında diğer toplumlardaki insanlar ve gruplarla kurulan sosyal ilişkilerin gelişip güçlendirilmesinde de olumlu etkiye sahiptir.

Küreselleşme ile birlikte başlayan yenidünya düzeni, yeni yönetim ve yeni ekonomik sistem, tüm dünyadaki sosyal, ekonomik yapıları değiştirmeye devam ettiği günümüzde, bu gelişmelerden payını alanlardan biriside hiç şüphesiz Spordur. Tüm dünyada, bilim ve teknolojik gelişmeler, çağdaş yönetim yaklaşımlarını ön plana çıkarırken, yönetim anlayışlarındaki değişmeler, yeni ekonomik sistemlere geçişi anlamlaştırmaya çalışmaktadır. Yeni ekonomik sistem birçok kavramı ve kurumların değişmesine ve gelişmesine ve dönüşmesine neden olmaktadır. Spor kavram ve kurum olarak bu gelişmelerden fazlasıyla etkilenmektedir. Son yıllarda spora dair yaşanan tüm olaylar ve gelişmelerin temelinde gelişen ve değişen bilim, teknoloji, yönetim ve ekonomik sistemlere uyum sağlamaya çalışmanın çabalarını içermektedir., İnsanlık tarihi incelendiğinde toplumsal hayattaki gelişmeler ile birlikte devlet, hukuk ve yönetim anlayışlarının yaşamış olduğu süreçler, spora özgü olarak da yorumlanmaktadır. Klasik, neo-klasik, çağdaş yönetim yaklaşımlarının, sosyalist, kapitalist ve liberal ekonomik anlayışlarının tesis etmeye çalıştığı kurumlar içerisinde spor tüm yönleriyle yar almaya çalışmış ve toplumun gelişmesi adına önemli roller üstlenmiştir

Spora katılımın her yaşta ve her düzeyde sağlanabilmesi bireylerin sosyal gelişimlerine katkıda bulunacağı gibi kendilerini gerçekleştirmelerine sağlayacaktır. Ayrıca çok katılımlı bir spor ortamı sporun çok yönlü gelişmesine fırsat tanıyarak toplumun sosyalleşmesine önemli ölçüde fayda sağlayacaktır. Spora katılımı aktif olarak gerçekleştirmekle birlikte, pasif anlamda da katılmı yaygınlaştırmak, sağlıklı spor ortamlarının oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu anlamda çok katılımlı spor ortamını oluştura bilen toplumlar, hem spor hem de toplumsal gelişmişlik düzeylerini yukarıya çekebilmektedirler.

Gelişmiş toplumlarda spora katılım sadece kişilerin yetenekleri ve ilgilerine bağlı değildir. Toplumun sporu yönetim ve organizasyonlarında yer alması, büyük önem taşımaktadır. Günümüzde tüm dünya ülkeleri spora büyük önem vermekte ve uluslararası spor organizasyonlarında ön sıralarda yer almak ve spora katılım düzeyini artırmak için mücadele etmektedir.

Bu sonuçlar ulusal saygınlığın bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Başarıları sürekli olan ülkelere bakıldığında ise sporun bu toplumların yaşam biçiminin bir parçası olduğu görülmektedir. Günümüzde Spor toplumsal olarak Tarihsel derinliklerden süre gelen ve çok yönlü özelliklerinin yanı sıra sosyal, kültürel ve ekonomik donanımları ile toplumların vazgeçilmez unsuru haline gelmiştir. Sporun 21. yüzyıla girerken küreselleşmeden, yerelleşmeye doğru yol aldığını görmekteyiz. Uluslararası yarışmalarda kazanılan başarılar ülkeler için büyük prestij kaynağıdır.

Modern yaşamın çok yönlü fonksiyonlarına sahip olan Spor aktiviteleri ve organizasyonları toplumu oluşturan bireylerin yararlanması noktasında insan haklarının bir parçasını oluşturmaktadır. Spora duyulan ilgi artıkça; Toplumsal sevgi, barış ve kardeşlik kendine daha zengin bir alan oluşturacaktır. Spor denen bu yaşam hakkının çok yönlü geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması toplumu oluşturan tüm kurumların öncelikli görevlerinden birini oluşturmalıdır.

 

Kaynaklar           

http://www.sporbilim.com           

http://ufuksoner.sitemynet.com/sporbilim.htm           

BALCI,V., “Avrupa Birliği ve Spor”, Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi , VIII,2: 53-66, 2003             

http://www.isikbinyili.org - 2012 - Sayı: 23

 

 

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or