MEHMET ARPACIK’IN RESİMLERİ ÜZERİNE

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 23
Yayınlanma: Pazar, 15 Nisan 2012 Bircan Unver tarafından yazıldı.

1936 yılında Bartın’ın Arpacık Köyü’nde doğan Mehmet Arpacık’ın yapıtları doğal, yalın, katıksız, saf anlamına gelen ve Latincedeki nativüs sözcüğünden üretilen naif sözcüğüyle anlatılmak istenen bu sanatın somut bir örneğini, daha kesin bir ifadeyle simgesini oluşturmaktadır.mehmet arpacik7

Fahir AKSOY*

Naif sanat bir akım ya da ekol olmadığı için ilkeleri, kuralları yoktur. Bu sanata naif niteliği kazandıran baş öge (unsur) yitirilmemiş çocuksu duyarlıktır. Belli bir disiplin içinde izleyecekleri yolu, teknikleri kendileri bulur ve içgüdüsel olarak hedefledikleri estetik aşamaya ulaşırlar. Öteki sanat türlerinden etkilendikleri pek az saptanmıştır.

Bu da onlara otantik (sahici) bir değere kavuşmalarına olanak sağlar. Bunun dışında bir başka kategoride ele alınabilecek olan belli ekol ve akımlara bağlı olmalarına karşın naif unsurların ağırlıkta olduğu (Chagall gibi) yapıtlar da vardır. Nasıl ki, öğrenim ve eğitimden geçmeyen naiflerle eğitim görmüş naifler arasında farklılıklar varsa…

Onların aynı çizgide sıralanmaları sanatlarına egemen olan naif duyarlıklarıdır. Bu nedenle naif sanat yapıtlarını yargılarken akademik kurallar esas alınmamalıdır. Onları kendi mantıkları içinde irdelemek, genellemelerden kaçınmak gerekir. Aslında bu sanatçılarla ilgili “başarılı ya da başarısız” hükmüne varmak için sorunu göreceli ve nesnel ölçülerle ele almanın doğru olacağı kanısındayım.

mehmet arpacik3
Mehmet Arpacık


Naif sanatla ilgili bu kısa açıklamamın nedeni bu sanatın “proto tipi” Mehmet Arpacık’ın yapıtlarından aldığım esindir.

Köyünde, yaşadığı doğanın, geniş ovaların, ormanların, çağlayanların bilinçaltındaki birikimi, kentin gri örtüleriyle kapanmamış has renklerin, güneşin aydınlattığı berrak bir atmosferin iç dünyasında yoğrularak resimlerine yansımalarını açık-seçik gözlemekteyiz.

Çoğunlukla açık ve orta ton renklerini geniş alanlara aktaran ve insana huzur veren, yer yer çoşku uyandıran yapıtları, kendine özgü bir anlatım içermekte, iyimserlik ve hoşnutluk duygularının uyanmasına neden olmakta, sanki bir tür rehabilitasyon sağlamakta…

Onun resimlerinin yapılışının kolay görünmesini ise gerçekte eski bir deyimle “sehl-i mümteni” (imkânsız kolay) olarak vasıflandırmak gerekir. İşte bu yönüyle de resimleri naif bir karakter taşıdığı kanısını pekiştirmektedir.

Mehmet Arpacık’ın olgun bir sanat ürünü olan resimleri zaman içinde değeri artan bir yükselişle doruğa doğru hızla tırmanmaktadır. Elbet bir gün sanat tarihindeki hak ettiği yerini almış olacaktır.

FAHİR AKSOY

- . -

Açıklama: 1) Bu yazı, Fahir Aksoy tarafından ve hayatının son döneminde, Mehmet Arpacık'ın bir sergi broşürü için yazılmıştır.
2)
Yazının Işikbinyılı.Org yayını ise sanatçı Mehmet Arpacık'ın Amerika sergisi çerçevesinde ve sanatçının bilgisi dahilinde yayınlanmıştır.

Yazının İngilizce çevirisi için: http://www.lightmillennium.org/2012_28th/arpacik_aksoy.html

Çarşamba, 18 Nisan 2012, Stevens İntstitute of Technology, Hoböken'da açılacak serginin davetiyesi için: http://www.lightmillennium.org/events/mehmet_arpacik_invite.html

Sergi bülteni için: http://www.lightmillennium.org/events/mehmet_arpacik_mr.html

http://www.isikbinyili.org - 17 Nisan 2012, Queens, New York.

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or