NAİV SANATTA HER SEY GERÇEK, HER GERÇEK MASALDIR BELKİ DE...

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 23
Yayınlanma: Pazar, 15 Nisan 2012 Bircan Unver tarafından yazıldı.

Erken kalktığım sabahlar, evimin penceresinden Güneş’in doğuşunu izliyorum. Büyük, sarımsı, turuncu bir top gökyüzüne doğru yükseliyor. Birkaç haftadır organik bir çiftlikten gelen köy yumurtalarından satın almaya başladım.
mehmet arpacik8

Elvan ARPACIK, İstanbul

Güneş’in rengi benim için artık “köy yumurtası sarısı”. Bu yumurtadan haberim olmasa o renk tonundan da haberim olmayacaktı.

Trafiğe çıktığımda, otoyol kenarlarındaki çimenli yamaçlarda çocukların büyük bir neşe ile yuvarlandıklarını görüyorum. Kentin içinde doğal çiçeklere üşüşen arılar gibi, buldukları doğa parçası üzerinde yaşamın tadını çıkarmaya çalışıyorlar.

İnsanoğlunun doğası, doğanın ta kendisi. İçinde bulunduğumuz, pozitif bilimlerle çevrili, iletişim çağında, her şeyin en kolayı ve mükemmeli için çaba sarf ediyoruz. Bunu genelde tabiattan, hatta kendi doğamızdan uzaklaşarak elde ediyoruz. Sakinlik, barış ve huzurun yerini kaotik bir koşuşturmaca alıyor. Bilim ve sanat da bu kaotik dünyada kendi diliyle varlığını sürdürme yarışında.

mehmet arpacik8
Mehmet Arpacık

Sanat; eleştirisini ya da yorumunu getirirken günlük yaşamın, hayatın, varoluşun ya da bilemediğimiz bir başka duyumsamanın peşine düşüyor. Naiv sanat söz konusu olduğunda ise bir başka yaklaşımla karşılaşıyoruz. Konusu ne olursa olsun, sanatsal şiddet, iddialı vurgular, küçümseme, alaycı göndermeler ağır melankoli yer almaz naiv sanatta.

Gülümseten saflığın, mizah ya da kara mizahla da ilgisi yoktur pek. Naiv sanatçının, masalsı duyumsamanın esrikliği içinde kaybolduğuna tanık oluruz. Gerçeklik duygusu, sanatsal gerçeklik olarak dahi çıkmaz karşımıza. Naiv kurguda aslında her şey gerçektir; tarlada insanlar çalışır, köyde düğün yapılır, çocuk uçurtma uçurur, şehirde kar yağar, balıkçılar köprüde toplanır, camiler, kiliseler gökyüzüne yükselir, pazardan alışveriş yapılır ama bütün bu gerçekler masaldır aynı zamanda.

Masalı dinlemek yerine masala bakarız. Görmediklerimizi gösterir, gösterdiklerine gülümsetir. Akıllı ve becerikli yaşamlarımızda farkına varmadığımız bir özelliğin altı çizilir: kendiliğindenlik.

Bu sadece doğaya özgüdür. Geri kalan her konu, her alışkanlık, her davranış, her yaşam bize öğretilmiştir.

Bu kendiliğindenlik; saklanan, üstü örtülen, bir çocuksuluk olarak, beceriksizce aralardan göz kırpar izleyene.  

Naiv sanatta her şey gerçek, her gerçek masaldır belki de.

Elvan Arpacık

31 Mart 2012

http://www.isikbinyili.org - 17 Nisan 2012M

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or