HİKAYE HIRSIZI

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 23
Yayınlanma: Pazar, 26 Şubat 2012 Necla KARATAŞ tarafından yazıldı.



Kitap çocuk gelinlere ithaf edilmiş. Kapakta da bir çocuk gelin fotoğrafı var. Gerçek midir yoksa canlandırma fotoğrafıdır bilmiyorum ama oldukça etkileyici.

Medyada da gündeme geldiği gibi Dürsaliye Şahan kitaptaki Güvercin öyküsü ile telif mahkemesine taşındı.

Çocuk gelinler ile ilgili projesini yolladığı firma ünlü Sıla dizisini yapmış, ancak yazar bi haber. Dizi bitmek üzere iken konu mahkemeye taşındı ve bu kez yazar kazanmıştı.

O ayrı bir konu. Biz gelelim kitaba. Doğrusu içindeki öyküler mıknatıs gibi çekiyor. Oldukça duru, akıcı bir anlatımı var. Öykülere sinmiş bir sıcaklık, tarafsızlık, içten duyguları hemen hissediyorsunuz.

Elinize aldığınızda hemen bırakamayacağınız bir kitap.

En çarpıcı olan öyküsü de mahkemelik olan Güvercin adlı öyküsü.

Sıradan insanların sıra dışı yaşamları anlatılmış.

Kitapta töre konusuna sıkça değinilmiş. O yaşamları okurken aynı dünyada mı yaşıyoruz diyebiliyorsunuz. 

Hikaye Hırzısı

“ Mahmut’un, içine bir umut doğdu. Ah şimdi biri çıksa da dese ki,  Zühre kuyuya düşmüş boğulmuş. Kimse ile kaçmamış. Aha bu da kızınızın cansız bedeni. İki gündür kuyunun dibinde morarmış işte. Cenazeye sevinilir mi? Ama Mahmut böyle bir haber duysa odasına kapanıp, mendil alarak oynar, Allah rızası için bin rekat namaz kılabilirdi.” Bir baba, töreler yüzünden kendisinden bir parça olan evladının cenazesine sevinebiliyor!..”

“Genç kadınlardan biri, ” şimdi bu küçük kız töre gereği gerdeğe mi girecek? “dedi. “Aşiretteki en yaşlı erkeğe gelin edilecek. Ama gelin olmayacak, köle olacak. Bedel veren aşiret bilecek ki, o kız ölse ondan daha iyidir.”

“…Öz kaynı ile evlenmesini, hem de sevinerek evlenmesini bekliyorlardı. Öyle ya, ben kardeşimin karısını istemem diyen erkekler bile vardı.

“…Kaynına ısınamamıştı. Karsını dövmediği bir Allah’ın günü yoktu. O da rahmetli kocasından dayak yerdi ama Allah için çok seyrekti. Hem öyle kaynı gibi gebe kadını çizmeleriyle tekmelemezdi…”

“…Bir gece sicim gibi yağmur yağarken korktuğu başına gelmiş, rahmetlinin öz abisi, aniden tek odalı basmaya gelip, çocukları ahıra yollamıştı. İri yarı kayını üstüne üstüne yürürken, hırıltılı bir sesle seni öldürürüm demişti. Korkudan nefesi tutulmuştu, geri geri çekilirken duvarın dibindeki yüklüğe kadar dayanmıştı. Dizleri titrerken kayını birden elini hızla bacaklarının arasına atıp…”

“Ölüme bundan daha güzel bir gol atılabilir mi?”

“Bir gün ölümüne sevdiği kadının aşkını küçümsediğini fark edince içindeki yangınlar yerini buzlara bıraktı. Öylesine bir buzdu ki bu; ne içine bırakıldığı ateşi söndürüyor ne de o ateşin içinde eriyordu.”

 “ …Amcasının oğluyla aynı evde büyümüşlerdi. Hem teyzesinin oğluydu aslında. Bu yüzden birbirlerini hiç yabancılamamış, güle oynaya düğün olmuşlardı. Yine de ilk günler bir tuhaf olmuştu. Alışmıştı abi abi demeye bir türlü efendi, herif diyemiyordu. Eee cahillik işte, yine de karı kocalığa çabuk alışılıyordu. Geceleri Döndü çamur bebeleriyle Şehmuz da çelik çomağıyla uyurken birbirlerine kör cadının masalını anlatıyordu.”

“13 yaşında  ilk bebeğini kucağına alan Döndü, çamur bebelerini atmıştı ama Şehmuz çelik çomağını bir yıl daha yanında tutmuştu.” 

“… Safkan olmayan o kızların bebekleri de kendileri gibi çok güzel olmuş. Ama onlarda Safkan olmadıkları için makbul sayılmamışlardı.”

“ …Ama babaanne, görmüyor musun? Yengem hiç gülmüyor mutlu değil o, çünkü yarısı bizden yarısı onlardan. Belki de giden ailesini arıyor, onları özlüyordur…”

“…Otuz dokuz erkek bana yeter de artar bile. Burası dar ve kalabalık. Böyle ayakta nasıl olur ki? “

“Bu tütün kokusu erkek olmalı.”

“Siz benimle yatmak ister misiniz ?”

“Lütfen, lütfen her istediğinizi yaparım. Hamile kalmam gerek ne olur yardım edin...”

Hikâye Hırsızı’ndan hemen sonra yazarın Zabit Londra’da adlı Karikatürist Semih Bulgur ile birlikte hazırladığı Zabit Londra’da adlı bant karikatür kitabı çıktı. Onu da başka bir gün yazarım.

“Hikaye Hırsızı”nı seveceğinize inanıyorum. İyi okumalar…

- . -

Necla Karataş, IŞIKBİNYILI.ORG - http://www.isikbinyili.org - 26 Şubat 2012.

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or