UĞUR AKINCI: ŞİİRLERİNDEN BİR DEMET | 2016

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 25
Yayınlanma: Pazar, 04 Eylül 2016 UĞUR AKINCI tarafından yazıldı.

UĞUR AKINCI - ŞİİRLER | 2016:  
ugur-akinci-portrait
İSTEDİĞİN NEDİR? 
AF BUYRUN, 
EL-ENSE, 
SENİ HER UNUTTUĞUMDA,
BAZAN KISA GELİR İKİ METRE


İSTEDİĞİN NEDİR?

İstediğin nedir gönül istediğin nedir
Bir zeytin ağacıdır
Körfezin bir tepeden
Kırpışan vaadi
Ve münasebetsiz cep telefonu
O anda ötse bile
Bir dostun sesidir inşallah
Hediyedir.

Gönlüm bombeli ve yamuktur
Çünkü çok alıp verdim ihanet ve savaşla
Silah satmadım ama yalan kıvırdım
Özür dilemedim affet aceleden
Çocukları bir kenara koy ve sakın konuşma!
Ama dedem geldi öldü, yakında da ben
Rıhtıma çıkıp seyrettim
Gökkuşağı renginde bir mazot lekesinde
Sigara izmaritleri ve yarım kalmış balık serüveni
Seni hatırladım, yenildiğimizi, yıl kaçtı bilemem
Tam sandım olmaz dayanamam bu yürek kaldırmaz
Sonra baktım akşam
Bir iskemlenin asmalı havuz yanında
Gel otur der gibi beklemesi
Ve arka planda yeni çıkan taze yıldızlar
Bir kızartma kokusu çarşının oralardan
Hep hazırlıksız yakaladı beni.

İstediğim bir sen, bir haysiyetli şiir, bir ısırdığım elma
Bir adalet, özgürlük, ve pilav üstü kuru fasulya
Yani hiç de fazla değil.

-- Uğur Akıncı

 

ugur-akinci-pembe-cicekler


AF BUYRUN

Beş numaralı otobüs gecikti
Güneş erimiş kurşun gibi
Korunacak tek gölge yok
Narlıdere durağında
Sabıra emanet dört yolcuyuz.

Aynı yolun karşısında
Rüzgarda salınan gür tacıyla
Bir babayiğit ağaç
Derin serin cömert gölgesinde
Fötörlü bir adam
Dişini karıştırıyor.

Çınar desem değil
Acaba elma mı?
Meşeyi bilirim
Sevmez tozlu şehirleri
Çam değil
Gürgen değil
Bakakaldım
Bir düğüm boğazımda.

İsimleri bilmekle başlar
Hayata dokunmak
Beni affet
(Diyelim
Armut)
Üç diplomalı cahilim.

Otobüs geldi bindim
Ağaca el salladım
Cevap vermedi
Fötörlü kalktı gerindi
Adını bilmediğim halde
Devam etti dünya.

-- Uğur Akinci


* * * * *

EL-ENSE

Kalktım baktım
Mavi yerinde
Boz köpekler yorgun
Sabaha kadar havlamaktan
Güneş yine yakıyor
Karşı evin damını
Adam akıllı
Turuncu
Mor hatemiler eğilmiş
Yarı bellerine kadar
Bahçe duvarından grekoromen
Üç numaralı dolmuş
Huzurevi’ne gidiyor hala
Beş numaralı otobüs de keza
Genzini temizleyerek
Ne günler görmüş o şanzıman beyim
Ağır ağır tırmanıyor tepelere
Karşı kıyı Bostanlı
Titriyor sabah sıcağında
Körfezden yükselen perdeler
Bir el-ensedir gidiyor İzmir bu saatte
Tek bacak kapmış yaşam gailesi
Akıllı bina yapan müteahitten
Tekerlekli arabada karpuz satan
Tek gözlü ihtiyara kadar
Kündeliyor bir dalga sırtımızı
Aşırıyor omuzdan
Yallah yere!
Ne olduğunu anlayana kadar
Üç adım kaymış siyah
Epey açılmış turkuvaz
Bir müdür gibi ciddi
Kahverengi
Diyor “geleceksen gel
Ben bu güne başladım bile …”
Canım hayat
İçim acır başım döner ama
Künyem sende
Bir tabure de benim için at araya
Haydi gidelim gideceğimiz yere.

-- Uğur Akıncı
 

ugur-akinc-kaktus

SENİ HER UNUTTUĞUMDA

“Siz kaç yıldır Amerika’dasınız?” dedi.
Dedim kırkbir.
Dedi bravo!
Türkçeyi unutmamışsınız.

Bu ruhun gönyesidir
Damarın şakülüdür
Görünmez gemilerin salmasıdır
Seviştiğimiz küfrettiğimiz
Düş kurup hınzırlık ettiğimiz
Ve bu Cuma
Bir yorgun kalyon gibi
Babamızı dualar ve
Cevapsız sorularla
Ummana yolcu ettiğimiz
Ateşten bir nehir Türkçemiz
Her bir kelimesi
Bir ayrı emanettir
Kendi kendini doğuran
Bir anadır
Tek diz yere zeybektir
Haktır hukuktur haysiyettir
Rahimdeki ilk kıpırtı
Yolumdaki son duraktır
Bebekken ağladığım
Büyükken zırvaladığım
Arada bir de
Kafayı çıkarıp galaksilere baktığım
Haydindi!

Seni her unuttuğumda
Kırkbir kere hatırlarım sevgilim.

-- Uğur Akıncı


* * * * *
 

BAZAN KISA GELİR İKİ METRE

İki metre yeter
Körfez gören pencereye
Daha kaç metre lazım göz zevkin için?

İki metre pide gelse
Yiyebilir misin?
İki metre biber dolması
Kaç adam besler sence?

İki metre kumaş yeter
Bir gövdeyi örtmeye
Salınırsan dört metre olmaz gölgen.

İki metre yeter
Son nefesten sonra dinlenmeye
Kral olsan üç metrelik yemez böcekler.

Ama kalbin var ya
Ah gülleri seven insan
Bir sıkılmış yumruk gibi
Direnen kalbin
Ona yetmedi bu hayatın cetveli
Yetmedi bu günlük hayatın damping tarifesi
Ona ışık hızında bir pergel arıyorum şimdi.

– .  –


Şair hakkında kısa bilgi:
Uğur Akıncı 1950'lerde Ankara'da büyüdü ama kader işte, 40 yıldır Amerika'da yaşamakta. Yaşamını bilgisayar şirketleri için teknik yazarlık yaparak ve İnternet pazarlama hizmetleri sunarak kazanmakta. Hayatını anlamlı kılan şairlerin başında Nazım Hikmet, Turgut Uyar, Yahya Kemal, Necati Cumali, Cahit Külebi, A. H. Tanpınar, Edip Cansever, Cemal Süreya, Charles Bukowski, Walt Whitman, Marianne Moore, Stanley Kunitz, Billy Colins, ve Neruda gelmekte. Kendisi hali hazırda dünyanın bin türlü hallerine hayret etmekte ve hem Türkçe hem de İngilizce çiziktirmeye devam etmektedir.

Ayrıca, İngilizce bilgiye de takip eden linkten ulaşılabilir: 
http://www.technicalcommunicationcenter.com/about/

Şiirler ve fotoğraflar ©2016, Uğur Akıncı #ugurakincisiir

Ugur Akıncı'nın izniyle, 4 Eylül 2016 - IşikBinyılı.Org - www.isikbinyili.org sitesinde yayınlanmıştır.

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or