“Yeryüzündeki alimler, gökteki yıldızlar gibidir.” -Hz. Muhammed
İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.” -Napolyon

Yazı

İNSANLIK, KORKU ve EĞİTİM

Fügen GÜLERTEKIN

O güzel telefon konuşmasından sonra kendilerine benim CV'mde bahsettiğim İNSANLIK anlayışımı email ile paylaşmak istiyorum.

Bir rehabilitasyon merkezine öğretmen olarak müracaat ettim. Merkezin sahibi konuşma sırasında şunları söyledi. "Sizin CV'niz benim ilgimi çekti zira ilgi alanınızda İNSANLIK kelimesini yazmışsınız, hem de büyük harfle yazmışsınız.

O gün benim insanlık kavramımın ne olduğu konuşulmadı. Ben de kendisinin insanlık anlayışının ne olduğunu sormadım. Her ikimizin beyni kendi konuşulmayan ayrı ayrı hikayeleriyle, suskunluk içinde, yapay bir uyum içinde yol aldı.

Günler aylar geçti... Tam 5 ay... 5 ay sonra ayrılma kararını aldım. 2 senedir kurumun öğrencilerinde olmayan değişiklikleri yaptım. Yürümeyenleri yürüttüm, konuşmayanları konuşturdum, yazamayanlara yazı öğrettim, kirlendim annem kızacak
diye sulu boya yapamayan, kumla oynamayanların pislik korkularını ve diğer öğretilmiş korkularını yenmelerinde yardımcı oldum. Bunları yazarken bir büyüklük ayrıcalık ve özel bir kişilik yaratma amacıyla yazmıyorum. Öğrencilerime yalnız "mükemmel yetenekli insan" olarak yaklaştım. Onlara sadece kendilerinden bir tane oldukları söyledim ve ne yaparlarsa yapsınlar kızmadım. Toplumun kurduğu korku baskısını devam ettirme yerine korkunun sadece kafalarında kendilerinin yarattığını öğretmeye çalıştım.

Korku insan beyninin kendi düzdüğü bir senaryodur. "VILLAGE" - "KASABA" adlı bir filim seyrettiniz mi? (Filmin Türkçeye hangi adla çevrildiğini tam olarak bilmiyorum. Sen araştırabilirsin.) Bu filim KORKUNUN tamamen bazı kişilerin kendi çıkarları için başka kişiler üzerinde hegamonya kurmak için çıkarttıkları bir BEYİN senaryosu olduğunun en güzel örneklerinden biridir. Seyretmemişseniz seyretmenizi tavsiye ederim.

Filmin özeti kısaca şudur. Değişen dünyaya ayak uydurma ve büyük aile yapısından küçük aile yapısına geçmemek, çocuklarının kasabayı terk edip arayışlara çıkmalarını önlemek için 5-10 kişilik kasabanın büyükleri bir araya gelirler ve bir canavar senaryosu yaratırlar kasabada. Belli akşamlarda canavar gelir kasabada canlı ne görürse öldürür. Öldürülenler çoğunlukla hayvanlardır zira kasaba halkı kendi can derdine düşüp evlerine kaçıp kilit altına vurma çabası içinde hayvanlarının bazılarını toparlayamaz. Korunamayan hayvanlar Kasabayı çevreleyen ormanda yaşayan canavarın pençesinden kurtulamazlar. Kasaba halkı ertesi gün hayvanların ölülerini orada burada bulurlar. Tabiiki duyulan korku sonsuzdur.

Bir gün bu canavar hikayesini yaratan 5-10 kişilik heyetin üyelerinden birinin kör kızı genç bir oğlana aşık olur. Evlenmeye karar verirler. Kör kızı seven başka bir genç tarafından bıçaklanan evlenecek olan genç delikanlı, ölümle burun buruna gelir.

Ölümle çarpışan genci kurtarmanın tek bir yolu var. Şehre gidip ilaç almak. Baba, kör kızının üzüntüsüne dayanamayıp oynanan senaryoyu anlatır, kullanılan maskeleri gösterir ve kızının ormanı geçip şehre gitmesine müsade eder. Kör kız ilaçla döner ve sevdiği gencin hayatını kurtarır.

Tabii hürriyeti tadan öğrencilerim önlerine konan engelleri doğal olarak aşarken, eğitimlerini sıkı sıkı takip eden anneler bu aşamaları bendeki bir marifetten zannedip beni baş tacı yaparlar. Ben bulunduğum okuldan ayrılma kararını verince de benim gitiğim okula gelmek, vazifeleri olan "iyi anne"liği benim çocuklarına vereceğim eğitimin devamını temin etme gibi bir inanca kapılıp gittiğim kuruma
peşimden gelmek isterler. Ve bütün dünya ters döner.

Ben bir kurumdan çocuk aşıran, kurumu batırmak için uğraşan, terbiyesiz, rezil, namussuz, ahlaksız bir öğretmen olurum. Tehlikeli bir kişi olarak okulun 100 metre sınırları içine girmemem RİCA EDİLİR ve okulun kapısından içeri girmemem yoksa.....tehditleri savrulur.

O güzel telefon konuşmasından sonra kendilerine benim CV'mde bahsettiğim İNSANLIK anlayışımı email ile paylaşmak istiyorum.

* * * * *

Sevgili .... Bey,

Günaydın. Size benim İNSANLIK kavramımı anlatayım da bir daha öyle tehditkar söz etmezsiniz ve Allahın kapatmadığı kapıları kul olarak birbirimize kapatmayız. Korkularınıza yenik düşüp Allahın parçası olan İNSANLIĞINIZI unutmazsınız.

İNSANLIK demek kendi çıkarını gözetmeksizin karşısındakinin iyiliğini gözetmek ve karşısındaki İNSANA saygılı olmaktır. Siz .........'a iki ay gibi hizmette eksiklik etmişsiniz. Ocak ayından beri sekiz seansa çıkan saatleri ailenin bilgisizliğine sığınıp 6 saatten aşağıya vermişsiniz. ..........'a öğretmeni İNSANA verilmesi gereken saygılı eğitimi vermemesi neticesi doğan yakınmaya, benim İNSANİ eğitimimi aradıklarını söyleyen aileyi, "Çocuk senin, rapor senin, nereyi istersen gidebilirsin. Ben buradayım" demek sizin talebelerinizi elinizden alıp, işinizi mahvetme çabası değildir. O ailenin seçim gücü olduğunu ve kendi isteklerinin HAKKI olduğunu bildirmede bilinçlendirme amacıdır. Ben hiçbir zaman kurum ve çıkar için uğraşmadım.

Benim kurumdan ayrılmam nedeniyle ..... ...... size geri geldi. ........ Bey anında raporu verdi. Sorgu sualsiz. Bir de siz o olgunluğa erişip böyle İNSANLIĞINIZI kaybetmeseniz. İçinizdeki İNSANLIĞI yansıtan yüzünüzdeki o masum gülümsemeyi, mezarınıza götürmeyeceğiniz para için kaybetmeyin ve gönülleri kırmayın.

Bir .... ....... var. O da Allahın yarattığı dünya güzeli...


Sonsuz sevgilerimle,

Fügen Gülertekin


Not: Yukarıdaki yazı ve mektup içinde ki isimler, doğrudan söz ve savunma hakkı doğuracagı için çıkartılmıştır. IşıkBinyılı

http://www.isikbinyili.org

© Nisan 2010, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works