yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Bolivya'nın Bayragı

7: Çevresel sürdürülebilirliği sağlamak.

8: Kalkınma için küresel bir ortaklık kurmak.

1: Aşırı yoksulluğu ve açlığı ortadan kaldırmak.

2: Herkes için evrensel ilköğretim sağlamak.

4: Çocuk ölümlerini azaltmak.
Bağlantılar:
- Bolivya Başkanı Evo Morales Ayma'nın BM Genel Kurul'da yaptığı konuşmanın İngilizce özeti - 23 Eylül 2010

Yazı

"GEZEGENIMIZ veya ÖLÜM!"

ISIKBINYILI.ORG

Bolivya’nın Başkanı Ivo Morales, Birleşmiş Milletler’de 23 Eylül 2010 Perşembe günü gerçekleşen 65.nci Olağan Yıllık Genel Kurul'unun ilk gününde; akşamın 7’ye yaklaştığı saatlerde; ülkesinin durumu, eleştirileri, talep ve önerilerini içeren sıradışı ve çarpıcı bir sunum yaptı.

İthaf: Binyılın Kalkınma Hedefleri


Bolivya’nın Başkanı Ivo Morales'in ilk hedefi çok-uluslu şirketler oldu. Özellikle de çok-uluslu şirketler tarafından ülkesinin ele geçirilmiş doğal kaynaklar sonucu; Bolivya ve halkının onlarca yıl sömürülmüş ve yoksul bırakılmış olduğunu açıkladı.

Doğal kaynakların, Bolivya’nın topraklarının altında olduğunda, Bolivya’ya ait ama toprağın üstüne çıktığı andan itibaren ise onlarca yıl, taa ki 2006 yılına kadar çok-uluslu şirketlere ait hale getirilmiş olduğunu belirtti.

Ülkesinin doğal kaynaklarından; çok-uluslu şirketler, üretimden elde edilen kar’ın %82’ine sahip ve ülkeyi ve halkını da yoksulluğa ve gelişmemişliğe mahkum etmiş oldukları şeklinde eleştirdi.

2006 yılında Başkan olduğu dönemde çok-uluslu şirketlerle yapılmış olan andlaşmaları gözden geçirdiğinde, kar’dan aldıkları %82 (yüzde sekseniki) oranının kabul edilemez olduğunu ve kabul etmediğini belirtti. Bunun sonucu olarak, Bolivya’nın maden ve tüm doğal kaynaklarını takiben, 2006 yılında ulusallaştırmış olduğunu açıkladı.

Üretilen madenlerden elde edilen kardan dağılımın ülkesi ve halkının lehine tersine çevrilmiş olmasına rağmen, uluslararası şirketlerin de elbette yatırımlarından kazanacaklarını ve kazanmaya ve birlikte çalışmaya da halen devam ettiklerine dikkati çekti.

Ancak, üretimden elde edilen gelirin artık %82’sinin Bolivya’ya ve %12’sinin de yatırımı ve işletmeyi yapan çok-uluslu şirkete kaldığını belirtti. Ve ilk kez durumun ülkesi ve halkının lehine, çok uluslu şirketlerin tüm engellemelerine rağmen başarıyla gerçekleştirdiklerini vurguladı.

Bunun sonucu olarak ise ülke ekonomisinin gelişiminin ilk kez üçe katlandığını belirterek, ülkesinin doğal kaynaklarını ulusallaştırmadan önceki tüm dönemlerde çok-uluslu şirketlerin “ülkesinin kanını emmiş ve halkını yoksul bırakmış” olduğunu, doğal kaynak ve madenlerini ulusallaştırarak, bu gidişin önüne geçtiğini belirtti.

Aynı zamanda, batılı ülkelerin, kendilerinin en doğal hakları olan doğal kaynaklarını ulusallaştırdıkları için, ülkesini cezalandırılmakta ve haksız uygulama ve yaptırımlara maruz bırakıldıklarını belirterek, bunun değişmesini talep etti.

Buna paralel, kokoa üretiminde, uluslararası sınırı aşmadıkları yada bunun %1'den fazla olmadığı halde --ki Birleşmiş Milletler Raporu'na göre bunun %1 olduğuna dikkati çekti--, ülkesine yaptırım uygulamak amacıyla üretim oranının %19 olarak gösterilmesinin ise doğruyu yansıtmadığını ifade etti.

Bu veriden yola çıkarak, Bolivya'nın en doğal haklarını kullanıyor olmasından dolayı, cezalandırılmakta olduğu tezini ortaya attı. Özellikle de Amerika'nın bu konuda kendilerine uyguladıkları Dış Politikası'nı eleştirdi.

TOPRAK ANA TİCARETLEŞTİRİLEMEZ, O KUTSALDIR..

Bolivya Başkanı Morales, güvence, silahlanma ve “Toprak Ana”yı tahribata dikkati çeken mecazi bir kıyaslama da yaptı. Mecazi kıyaslamasına sembol olarak ise uçak örneğini verdi ve şöyle açıkladı:
-Uçaklarda 1.nci sınıf (1.st Class), iş sahibi sınıfı (Business Class) ve ekonomik sınıf (vatandaş(!) sınıfı) benzeri sınıflandırmalar vardır. Ve o uçak düşerse, o zaman uçağın ön kısmı yada arka kısmında veya hangi sınıfında oturduğunuz farketmeksizin herkes ölür ve herkes eşit olarak aynı tehdit altındadır, dedi.

Bu örnek ve tezinden yola çıkarak ve kendi terimiyle;
-“Toprak Ana”nın, sürekli saldırı, haksız ve acımasız tahribi sonucu", herkesin aynı tehdit altında olduğuna işaret etti. Bu nedenle, “Doğa Ana”yı koruma ve ona yapılmakta olan tahripleri önlemek amacıyla da, Birleşmiş Milletler nezdinde, “Toprak Ana’yı Korumak” için bir karar çıkartılmasını teklif etti.

Özellikle de, doğaya dair ve ait herşeyin ticaret ve kazanç uğruna tahribine otantik bir üslupla isyan ederek, “toprak ana ticaretleştirilemez, o kutsaldır,” şeklinde tepkilerini dile getirdi.

* * * * *

Yağmur ormanlarının (rain forest) oksijeni, batılı ülkelerin karbonu ile takas edilemez ifadesiyle de bu kez yağmur ormanlarına yapılmakta olan tahribat ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle de, hedef haline geldiklerini belirtti.

Bolivya Başkanı Morales’in de vurguladığı gibi gelişmiş, gelişmemiş, hiç okumamış, açlıktan iskelet haline gelmiş yada yıllık milyarlarca dolarlık gelirleri olanlar; özellikle de kendini avantajlı ve ayrıcalıklı görenler ile şanssız, ümitsiz ve çaresiz görenlerin; hepimizin bir arada aynı uçakta yada gemide olduğumuzdur. Ve "tehlike"nin de ayrım yapmaksızın gelmekte olduğudur.

Morales, hepimizin üzerinde çok düşünmesi gereken başka bir karşılaştırma daha yaptı:
- “Eğer tüm insanlık ölürse, Toprak Ana kendi hayatını sürdürmeye devam eder, ancak Toprak Ana ölürse, tüm insanlık da biter," dedi.

Özellikle de, uluslararası şirketlerin “Toprak Ana”yı ticaretleştirdiklerini, tahribatın çok yüksek olduğu tezini savundu. Çok vurucu bir sloganla, “Gezegenimiz yada Ölüm!” diyerek; insanlığın yaşamını sürdürebilmesi için de, öncelikli olarak Toprak Ana'nın korunması için çağrı yaptı.

Böylece, Toprak Ana’ya sahip çıkıp koruyamazsak, bencillik ve çıkarcılığın insanlığı tümden yokedeceği uyarısını, BM Genel Kurul’undaki tüm liderlere ve oradan da tüm dünyaya yaptı.

Peki, yeryüzünde Bolivya gibi daha nice somut örnekler ve gerçekler varken, batı dünyası ve gelişmiş ülkeler, bu konuda somut adımlar atmaya gerçekten ne kadar niyetli?

Üstelik en gelişmiş görünen ve her imkan ve güce sahip olanlar, aynı zamanda bencilliklerinin derinliklerinde bir o kadar da akıl, mantık, duygu, düşünce ve vizyon körü değil midir?

En gelişmiş, en fazla güç, bilim ve teknolojik olanaklara sahip olanlar yoksa tüm insanlığı büyük bir kıyamete sürükleme yarışında mıdırlar? (diye sormamak elde değil.)

Bu soruya genel yada kesin bir yanıt vermek o kadar kolay değil!

Çünkü, verilecek bir yanıt, eğer şu yada bu ülkenin "ülke çıkarları"nın diğer ülkelerden üstün yada en doğal hakkı olduğu temeli üzerine kurulursa --ki, 20.nci yüzyıl boyunca ve 21.nci yüzyılın ilk on yılında yapılmakta olan da budur--, o zaman da
Morales’in uyardığı gibi “İnsanlık’ın Ölüm”ünün yaklaştığı tezini de kuvvetlendirecektir!

Genel perspektivden bakıldığında, bir anlamda gelinmiş olunan nokta, özellikle gelişmiş ülkelerin sadece 21.nci yüzyılın ilk on yılında yada 21.nci yüzyılda değil; çağlar boyu süren, kendilerinden olmayan ve diğer ülkelerde olan her değeri; savaş, kolonileştirme, baskı, darbe, ambargo, terror, ihanet, insanı kirlendirme benzeri ne pahasına olursa olsun ele geçirme pratiğinin de bir sonucudur, bulunduğumuz yer..

Kimbilir, belki de çözüm, Morales’in önerisinden geçmektedir!

Öncelikle, “Toprak Ana”yı ticaretleştirmekten korumakla ve doğal ve her türlü kaynağı, o kaynağa en çok sahip olan toplulukların en fazla yararlandırılmasına dönük mekanizmaların değişmesine bağlı olarak, ancak belki o zaman Binyılın Kalkınma Hedefleri’nin aşağıdaki ilk sekiz hedefine 2015’te ulaşmak mümkün olabilir.

Binyıl Kalkınma Hedefleri:
1: Aşırı yoksulluğu ve açlığı ortadan kaldırmak;
2: Herkes için evrensel ilköğretim sağlamak;
3: Cinsiyet eşitliğini teşvik etmek ve kadının; güçlendirilmesini sağlamak;
4: Çocuk ölümlerini azaltmak;
5: Anne sağlığını iyileştirmek;
6: HIV/AIDS, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele;
7: Çevresel sürdürülebilirliği sağlama;
8: Kalkınma için küresel bir ortaklık kurmak.

Ve bunun paralelinde ve katedilen mesafedeki hız oranına bağlı olarak, “Düşünce özgürlüğü”nün de Binyılın Kalkınma Hedefleri’ne dahil edilebileceğini öngörebiliriz!

Evet, topyekün yok olmamak ve Toprak Ana’yı korumak istiyorsak, Morales’e katılmamak mümkün mü?

Gezegenimiz
Veya
Ölüm!

[“The Planet or death”.]

Morales, dünyadaki insanların savaşlarla kıyıma uğratıldığını ve insanlığı korumak için politik bir iradenin olması gerektiğine isaret etti. Ve insanlığın
topluca karşılaştığı tehdide dikkat çekerek, "Gezegenimiz veya Ölüm" seçeneğiyle karşı karşıya bırakılmış olduğumuz sloganını attı.

* * * * *

Ve bebeler, kız, erkek çocukları, kadınlar, erkekler, yaşlılar; ortaya çıkan tabloda yeryüzü nüfusunun 5 milyardan fazla insanı can çekişiyor ve çok hasta... Toprak Anamız da bizimle birlikte aynı tehditin altında!

YERYÜZÜ ve İNSANLIK’ın korunması ve geleceğinin güvence altına bir bütün olarak alınması ve eşit haklar ve özenle donanmasının, bugün yeryüzündeki tek etkin ve geçerli mekanizmasın da yine Binyılın Kalkınma Hedefleri-BKH olduğudur.

65.nci BM Genel Kurul'u üye ülke liderlerinin her biri tarafından BKH'ne ulaşmakta iş ve güç birliğinin gerekliliği ve önemi ayrı ayrı vurgulandı..

Bu nedenle, en başta gelişmiş ülke liderleri olmak üzere, BKH’ne ve özellikle de gelişmekte olan ülkelere yapılacak destekler; Morales’in uyardığı gibi doğal kaynakların ele geçirilmesi için bir mekanizma olarak da kullanılmamalıdır. Güçlü olanlar, güçsüz ve zayıf olanları güçlendirerek, kendilerini daha da güçlendirmeleri ve güvenceye almaları ise ancak o zaman mümkün olacaktır!

- . -

http://www.isikbinyili.org

© Ekim 2010, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works