yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   


DARBOĞAZ KIRAZI
Bağlantılar:
-Foto Albüm: DARBOĞAZ'da KIRAZ HASADI - 11 Temmuz 2009

Ek Dökümanlar:
Maden Köyü - Mektup pdf

Yazı

"SİYANÜRLE ALTIN: BİZİM ALTINIMIZ İHRAÇ ÜRÜNÜ KİRAZIMIZ."

ISIKBINYILI.ORG

Bu bakır mekâni torunlarımıza böyle bırakalım, onlar da görsün yaşasın. Siyanürün adını duyan ihracatçı firmalar bizim kirazımızı almaz, maden fasulyesini altın gibi arayanlar artık satın almaz, yemez de. Tüm bunlar bir yana biz kendimiz nasıl yiyeceğiz, sularımızı kana kana içebilecek miyiz eskisi gibi, köyünümüzü keçimizi otlatabilecek miyiz?

Maden Köyü Muhtarlığı
Tarih : .. / .. / 2009
Sayı :

İLGİLİ MAKAMA


Aşağıdaki hususlarda bilgilendirir, gereğini arz ederiz.


Maden Köyü Ve Çevresinde Siyanür İle Altın Üretilmesini İstemiyoruz!

Niğde ili, Ulukısla ilçesi, Maden Köyümüz Bolkar Dağlarında geçmiş dönemlerde idari şekli kaymakamlık olan eski bir Rum koyudur, köyde asırlık Rum evleri vardır, korunmalıdır.

Bolkar Dağlarında bulunan endemik ve soyu tükenmeye yüz tutmuş bitki ve hayvanların büyük bir çoğunluğu Maden Köyü sınırları içinde yaşamını sürdürmektedir. Karagöl'de endemik Rana Holtzi, Meydan Yaylası'nda endemik yediuyur, kardelen, yayla çiçekleri, dağ sumbulu, boynu bükük dağ lalesi, nevruz, dağ sarımsağı, kuzukulağı, vb. Pek çok bitki ve hayvan olmak üzere yaban hayati mevcuttur.

Maden Köyü civarında endemik sarı benekli siyah semender (madenlilerce yağmur böcüsü olarak bilinen) ve o bölgede yaşayan endemik bir tür akrep, kuzügöbeği mantarı, kuşlar ve bazılarının henüz keşfedilmediği binlerce bitki ve hayvan türü yaşamaktadır. Proje bazında bazı üniversitelerin araştırmaları mevcuttur.

Maden Köyü coğrafyasında tadını suyundan, toprağından alan maden fasulyesi(beyaz kuru fasulye) Niğde ve civarında nam salmıştır. Önceleri üzüm bağlarıyla, şimdilerde de ihraç ürünü kaliteli siyah kiraz(Napolyon) bahçeleriyle, cevizleri ve diğer meyve ağaçlarıyla Niğde İli Ulukısla ilçemizin küçük ve şirin bir köyü konumundadır.

Köyün E90 karayolundan girildiğinde tarihsel özelliği bulunan bir anıt niteliğinde Kalkan Kayası görülmeğe değer.

Bölgeye gelen turistler, araştırmacılar ve dağcılar Medetsiz Tepesi'ne, Meydan Yaylası'na, Karagöl ve Çinigol'e ulaşımda E90 karayolundan Alihoca-Maden güzergâhini kullanmaktadırlar.

Bölgede ağaçlı orman mevcut olup yaban hayatın yaşam alanıdır.

Alihoca-Maden arasında tatlı su balıkçılığı da yapılmakta ve su kaynaklarının mineral yönünden çok zengin oluşu balıkların lezzetini daha bir arttırmaktadır.

Maden Köyü ve çevresi turizme aday konumdadır.

GÜMUSTAS MADENCİLİK AŞ.'nin Niğde Ulukısla Maden Köyünde "Siyanür liç yöntemi" ile üreteceği altın ve diğer madenler için ÇED(Çevresel Etki Değerlendirmesi ve Planlama) sürecinde; 3 Nisan 2009 Tarihinde saat 14.00’te yapmayı planladıkları "halkın katılımı toplantısı"na Maden ve Alihoca çevresinde yaşayanlar olarak katılmadık ve toplantı yapılamadı.

"BİZ BÖLGEMİZDE SİYANÜRLE ALTIN ÇIKARILMASINI İSTEMİYORUZ."
"BİZİM ALTINIMIZ İHRAÇ ÜRÜNÜ KİRAZIMIZ."

diyerek tepkimizi dile getirdik.

Siyanürün insan sağlığına ve doğaya verdiği zarar bilinmekte, ancak altını ayrıştırmanın en kolay yolu oluşu ve yasalarımızdaki birtakım boşluklar, ülkemizde siyanürle altın üretilmesine, yaşam-insan-doğayı, dahası geleceğimizi tehlike altına atma pahasına, olanak tanımaktadır.

Niğde-Ulukısla-Maden-Alihoca-Darboğaz ve çevre insanları olarak;
"BİZLER DE ÇOLUĞUMUZ-ÇOCUĞUMUZ-EKMEĞİMİZ-SUYUMUZ-GELECEĞİMİZ PAHASINA BURADA SİYANÜRLE ALTIN ÜRETİLMESİNE KARŞIYIZ! SONUNA KADAR MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA VE SABIRLA SÜRDÜRECEĞİZ." diyoruz.

Buraya gelen turistler, dağcılar, araştırmacılar, kayakçılar bölgenin doğallığından ve bakır oluşundan dolayı geliyor. Siyanürün adını duyan bir daha buradan geçmez.

Oysa biz buraya daha çok turist çekmenin yollarını arıyoruz, bölgemizin turizme açılmasını istiyoruz. Maden işletmesinde bizleri ise alacaklarını varsayanlar; bizlere ekmek, iş sahası olarak bunları yapsınlar, biz madende çalışıp erken ölmek istemiyoruz.

Bu bakır mekâni torunlarımıza böyle bırakalım, onlar da görsün yaşasın. Siyanürün adını duyan ihracatçı firmalar bizim kirazımızı almaz, maden fasulyesini altın gibi arayanlar artık satın almaz, yemez de. Tüm bunlar bir yana biz kendimiz nasıl yiyeceğiz, sularımızı kana kana içebilecek miyiz eskisi gibi, köyünümüzü keçimizi otlatabilecek miyiz?

Madenin işlemeye başlamasıyla birlikte buraya ağır vasıta niteliğinde araçlar gelecek, bu araçların çıkaracağı toz ve gürültü olacak. Siyanür ve diğer kimyasallar, benzeri araçlarla getirilecek ve taşıma sırasındaki herhangi bir sızıntı ya da kaza durumunda ne olacak?

Çatı, balkon ve bahçelerimizde tarhanamızı, bulgurumuzu, salçamızı vb. gönül rahatlığıyla sağlıklı diyebileceğimiz bir ortamda yapabilecek miyiz?

Siyanürle altın üretimi konusunu araştırdık, sorduk soruşturduk, jeoloji ve maden mühendisleriyle görüştük. Sonuç olarak yaşama ve yaşanılmışlıklara dair olumlu şeyler duyamadık ne yazık ki... Tam tersine Türkiye ve dünyada ne denli acı ve yıkıma neden olduğunu öğrendik.

Altın madeni üretim çalışmaları sırasında; altın madeni ve çevresindeki alan coğrafik, topografik, jeolojik, minerolojik, fizyolojik, biyolojik olarak bozulacak ve yıkıma uğrayacaktır.

Üstelik dünyada siyanürle altın üretiminde; altın üretilirken olası zehirlenme riskinin az olduğunu, ancak yıllar sonra bile; atık havuzları ya da diğer yalıtımların yetersizliği-denetimsizliği ve en önemlisi de doğal afet diyebileceğimiz aşırı kar-yağmur-sel ya da yer sarsıntısı vb. durumlardan dolayı "atık deposu" sızıntı, taşma, patlaması sonucu atıkların çevreye yayıldığını ve etrafa ölüm saçtığını, suların kirlendiğini, toprağın kullanılamaz duruma geldiğini, hayvanların olduğunu, insanların hastalandığını öğrendik.

Böylesi bir durum yaşandığında; Maden-Alihoca'da yaşam tamamen olur. Alihoca'daki balık çiftliği olur. Sızıntı yeraltı kaynaklarına da ulaşacaktır, bu durumda; kireçlenmeye ve pek çok hastalığa şifa olan Çiftehan kaplıcaları ölecektir. Sonrasında E90 Karayolu üzerindeki tatlı su(doğal kaynak suları) kaynakları olur. Zehirli atığın Çakıt dereleriyle Seyhan Barajına, dahası Akdeniz'e kadar ulaşması ve ulaştığı yerlerde tüm yaşamı öldürmesi ve beraberinde hastalıkları getirmesi söz konusudur.

Böyle bir durumda çıkarılacak altın miktarı, kaybedilecek yaşamsal değerin yerini asla tutamaz.

YAŞAMIMIZ, DOĞAMIZ VE DÜNYAMIZ SATILIK DEĞİLDİR!...
YÖK EDİLEN YAŞAM, DOĞA VE DÜNYA ASLA BİR DAHA GERİYE GELMEYECEKTİR!...


Doğanın, ağacın, yeşilin, suyun, toprağın, havanın, hayvanların olmadığı yerde insan da yaşayamaz. Doğa varsa biz varız.

"DOĞA BİZİM CANIMIZ, CANIMIZA KIYMAYIZ, KIYDIRMAYIZ!"

Ayrıca; tüm canlıların yaşamını ve yaşam alanlarını korumak, tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkarak onları gelecek kuşaklara devretmek hepimizin görevidir. Bu nedenlerle Darboğaz Kayak Dağcılık ve Tenis Kulübü(DARKAY)'nun Kılan-Emirler-Darboğaz-Porsuk-Gümüş-Alihoca ve Maden'i içine alan bölgenin milli park ilan edilmesine yönelik başlattığı "BOLKARLAR MİLLİ PARK OLSUN KAMPANYASI"ıyla, Çevre ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere tüm ilgili kamu ve sivil kurum, kuruluşlara yaptığı başvuru ve çağrıyı tüm gücümüzle destekliyoruz.


........ .2009

Erdoğan ÖZGÜLER
Maden Köyü Muhtarı

Maden Köyü Muhtarlığı İhtiyar Heyeti Üyeleri

Aza Aza Aza Aza


Alihoca Köyü Muhtarı

Alihoca Köyü Muhtarılığı İhtiyar Heyeti Üyeleri



- . -

Not: Bu mektuba, aynı zamanda pdf dosya olarak bu sayfanın sol üst ve kiraz resminin altından ulaşılabilinir.

Çok değerli Mustafa Ulusoy'a yukarıdaki mektubu ilettiği için çok teşekkür ediyoruz.

http://www.isikbinyili.org

© Eylül 2010, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works