yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Yazı

BAŞBAKAN NEW YORK'TA YAŞAYAN TÜRKLERE, TÜRKİYE’NIN YÜKSELEN GRAFİĞİNİ ANLATTI..

Başbakan, Amerikan resmi kaynaklarından yola çıkarak, Amerika'da 169.000 Türk'ün bulunduğuna dikkati çekti. Türkiye'nin başarılı, dinamik, global dünya içinde yerini almaya hazır, barışcil, kendine güvenli bir panaromasini çizdi.

Giriş Notu: Bu yazı, toplantı notları üzerinden Azime Aydoğmus ve Bircan Ünver tarafından daha once hazırlanmış olmasına ragmen, ilk kez Isikbinyili.Org’un 20.nci sayısında yayınlanmıştır.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler’de 21 Eylülde düzenlenen “İklim Değişikliği” konferansını takiben, 64.ncu Dönem, Birleşmiş Milletler Genel Asemble toplantısında, bu dönem Başkanlık görevini yürütecek olan Lüblanlı Dr. Ali A. Treki’nin Başkanlığı’nda, 24 Eylül Perşembe günü bir konuşma yaptı. Aynı gün, Türkiye’nin de geçici üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne, Amerikan Başkanı Barak Obama’nin Başkanlığı’nda katıldı. Türkiye’nin 7 yıl önce gelişmiş ülkeler kategorisinde 27nci sırada olduğunu ve kendi hükümeti döneminde, 17nci sıraya yükselmesiyle, G-20 zirvesine katılan ülkeler arasında yer aldığımızı belirten Başbakan Erdoğan, ABD Başkanı Obama ile G-20 toplantısı esnasında gelişmekte olan ülkelere nasıl yardım edilebileceği konusunda görüş alış verişi yaptıkları belirtti.
 
Başbakan Erdoğan’ın her yıl Birleşmiş Milletler – Genel Asemble toplantısına katılmak üzere New York’ta bulunduğu esnada, Başbakanlığı sürecince gelenek haline getirdiği toplantılardan biri de, New York ve çevresinde yaşayan Türk ve diğer Türkik ülke topluluklarına açık toplantı yapması. Bu kez, programının çok daha yoğun olması nedeniyle Sivil Toplum Kuruluşları’yla bir toplantı yapamamış olmasına rağmen, 26 Eylül'de (2009) Marriotte Hotel'de New York ve çevresinde yaşayan Türk ve Türk kökenli vatandaş ve çeşitli kuruluş temsilcilerinin katıldığı açık bir toplantı yaptı. Konuşmasında Türkiye'nin yedi yıl öncesinin ve yedi yıl sonrasının değerlendirmesini yaptı. Başbakan global nükleer silahlanmadan Türkiye-İspanya arasındaki, “Medeniyetler İttifakı”na, eğitimde bilişim teknolojisinden - ulaşımı zor bölgelerde sağlık hizmeti vermek üzere alınan onsekiz helikoptere kadar, Türkiye'deki dinamik değişimlerin ve dünya konjenktöründe artan etki ve önemini vurguladı.
 
Özellikle yurtdışına giriş-çıkışlarda veya yurt dışında yaşayan Türkler’de, karşılaştıkları haksız davranışlardan oturu geçmişte neredeyse kimliklerini saklıyor yada Türk olduklarından utanıyor olduklarına tanık olduklarını vurguladi. Bu durumun artık değişmekte olduğunu ve dünyanın neresinde olursa olsun her bir vatandasının, Türk olarak göğsünü kabartmasını hedeflediğinin altını çizdi.
 
NÜKLEER SİLAHLARIN TEHTİDİNE SON
 
ABD Başkanı Barak Obama’nın Başkanlığı’nda, Birleşmiş Milletler Genel Konseyi’nde 24 Eylül 2009 tarihinde gerçekleşen toplantıya referans vererek, Başkan Obama ile görüşülen en önemli konulardan birisinin de, nükleer silahların yayılmasını engellemek ve “nükleer silahsız bir dünya” olduğunu ifade etti. İnsanlığın tehlike altında olduğu ve olası III. Dünya savaşının başlıca nedeni olabilecek nükleer silahlardan kurtulmaya yönelik  çalışmaların önemine değindi. Başbakan "Su uyur düşman uyumaz" diyerek konunun önemini ifade ederken, öncülük görevinin ilk beşe ait (Birleşmiş Milletler’e üye toplam 192 ülke olmasına karşın BM-Güvenlik Konseyinin kurucusu ve aynı zamanda beş daimi üyelesi olan Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Rusya, İngiltere ve Fransa’ya referans vererek) olduğunu vurguladı. Başbakan’ın, "Bizlerin bu nükleer silahların tehtidinden kurtulmamız lazım" sözleriyle Başkan Obama’nın vizyonunu desteklemesi ve bu konuda kararlılığını belirtmesi, başta nükleer santral yapılması konusunda karar alan Hükümet’in Başbakanı olarak ve Türkiye’nin de en başta İsrail ve İran gibi komşu ülkelerin “nükleer” konusunda adeta çapraz ateşi içinde bulunması nedeniyle, Başbakan’in “nükleer silahsız bir dünya” konusunda Başkan Obama’nın yanında yer alması bölge ve dünya barışı açısından çok ümit verici. Bununla birlikte, Başbakan Erdoğan, bu konuda en çok da “nükleer silahlara” sahip ülkelerin öncülük yapmasına bağlı olarak sonuç alınabileceğine de dikkat çekti.
 
TÜRKİYE-İSPANYA MEDENİYETLER İTTİFAKİ VE OTESİ
 
Annan Protokolü ile 2004 başlatılmış olan Kıbrıs’a ilişkin süreç ve İspanya ile başlatılan "Medeniyetler İttifakı"ndaki Birleşmiş Milletler nezdinde işbirliği, Türkiye'nin sorunların çözülmesine yönelik attığı olumlu adımlardan başlıcası olarak örnek verdi. İspanya ile yaşanan yakın ilişkilerin yanısıra Türkiye Balkanlar'da, Ortadoğu'da ve Kafkaslar’da da barışçıl çalışmalarına devam ettiğini vurguladı. Yunanistan, Bulgaristan, Suriye gibi ülkelerle yaşanılan sorunların aşılması Türkiye'ye ticaret alanında önemli getirilerde bulunduğuna dikkati çekti. Herşeyden önce başta Rusya'dan olmak üzere Türkiye'de turist patlaması yaşandığı ve turizm sektörünün yıldızının parladığına da değindi.
 
Özellikle Türkiye, Rusya ve İran ile enerji alanındaki ticaret ve enerji transit hattı anlaşmaları nedeniyle, Türkiye dünyada enerji transit ülkesi olarak doğudan batıya – güneyden kuzeye stratejik ve yükselen bir artışla lojistik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. İran, Türkiye’nin doğalgazda ikinci ortak olduğu ve en çok doğalgazın alındığı ülke. İran'in yanısıra Rusya ve Suriye ile de doğalgaz ve ham petrol anlaşmalarının olduğunu açıkladı.
 
Dışarıya açılımla ve ekonomik canlılıkla bağlantılı olarak, artık Türkiye küresel meselelerde ağırlığını ortaya koyan bir ülke olduğu, Türkiye'nin önemli konumunun yanısıra artık KKTC de "Kıbrıs Türk Devleti" olarak tanımlanmaya başladığına dikkati çekti. Ermenistan ile uzun dönemli yaşanan sorunlara da bir çözüm getirme çabası içinde olduklarını ve son günlerde Ermenistan'la yaşanan sorunların çözülmesine yönelik diplomatik çalışmalar sürecinin başlatılmış olduğunu açıkladı. Ermenistan, Kürt, demoktarık açılım ve enerji konuları nedeniyle de, Türkiye dünya çapında büyük bir ilgi odağı haline geldiğini belirterek, Türkiye de, kendi iktidar dönemlerinin başlangıcında, yabancı medya üstleri otuzbeş iken şu an ikiyüzaltmişbeşe çıkmış olduğunun altını çizdi.
 
Başbakan Ermeni açılımında görüşmeleri Azerbeycan'i rencide etmemeye özen gösterdiklerini de ifade etti. Demokratik açılım sürecinde ise Başbakan'in temel anlayışı, "Türkiye'de Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Süryanı gibi bütün etnik kökenler eşittir. Etnik kimlik alt kimliktir, T.C. vatandaşı olmak ise üst kimliktir. Etnik kimlik doğuştan gelir, sonradan kazanılmaz. O yüzden buna saygılı olmak gerekir. Ama tek millet, tek vatan, tek bayrak diyeceğiz,” dedi.
 
"Medeniyetler ittifakı", Ermeni açılımı, demokratik açılım, dünya ekonomileri arasında 7 yıl önce 26nci şuradayken 17nci sıraya yükselerek, G20 grubuna dahil olması, dışarıya karşı açılımcı, atılgan tavır, nükleer silahlanmaya karşı tutum Türkiye'nin yıllarca yaşadığı, yalnız, dört bir tarafının düşmanlarla çevrili olduğu paranoid tutumunun artık sonuna gelindiğinin bir kanıtı olarak sundu. İletişime dayalı global dünya içinde kendine güvenen bir kimlikle varolmaya hazır olduğumuzun da bir göstergesi olduğunu ve bunların da 7 yıl içindeki, Türkiye’yi dünyada var etme çalışmalarının bir sonucu olduğunu ifade etti.
 
BİLİŞİM TEKNOLOJİŞİ, HELİKOPTERLER, JETLER
 
Halkta kaynaşmayı yaratmak, bölgeler arası fırsat eşitsizliğinden, sunulan hizmetlerin yetersizliğinden kaynaklanan komplekslerin önüne geçmek hükümetin ajandaşında önemli bir tuttuğununun altını çizdi. Bu nedenle eğitim ve sağlık hizmetleri en başta gelen meselelerden birisi olduğunu belirtti ve şu örneği verdi: “İstanbul'dan Hakkari'nin Şemdinli ilçesine kadar bütün okullarda bilişim teknolojisi derslikleri oluşturularak internet aracılığı ile öğrencilerin dünya ile bağlantı kurmasını sağladık. Ben oralara gittiğim zaman artık çocuklar benden şeker yada para değil yardım olarak lap top istiyorlar.” İktidara geldiklerinde üçyüzyetmişbin derslik varken kendi iktidarları döneminde yüzotuzbin derslik daha ekledilerini, her ile üniversite açma hedefinin de en başta nedeni göçü engellemek, o şehirde yaşayan çocuklarının o okullara gitmesini sağlamak kadar diğer şehir ve bölgelerden öğrencilerin de o okullarda okumasını da teşvik ederek, tanıma-öğrenme ve kaynaşmanın temel adımlarının atılmakta olduğunu açıkladı. Böylece hem gençlerin kendilerini kendi ortamlarından kopmadan kendilerini gerçekleştirebilecek bir ortam ile ülkenin diğer bölgelerinden gelecek öğrencilerle de ülkenin diğer bölgeleriyle yakın ilişkiler kurulmasına zemin hazırladıklarına değindi.
 
Hastanelerde uzayan kuyruklar hayata geçirilen ve hastalara hem devlet hem özel hastanelere gidebilme olanağının tanınmasıyla ortadan kaldırıldığını belirterek, “bugün benim vatandaşım hastanalerde uzun kuyruklarda beklemeden ve reçetesinde yazılı tüm ilaçları, ek bir ücret ödemeden alabilir,” hale geldi. Bunun daha önce sosyal sigorta primi kesiliyor olmasına rağmen, reçetelerdeki bazı ilaçların karşılanmadığını ve hastanın cebinde parası yoksa dahi kendisi almak durumunda bırakılmış olduğuna birebir tanık olduğunu, iktidara geldiği ilk andan itibaren sağlık konusuna öncelik verdiğini vurguladı. Hatta bazı Amerikalıların, “siz bunu nasıl çözdünüz, bizim Başkan’a da anlatın,” önerisinde bulunduğunu ancak Başkan Obama’nin sunduğu yeni sağlık paketinde buna gerek kalmadığını anlattı. Başbakan Erdoğan çok şikayet edilen konulardan birisinin de hastanelerde doktor yetersizliğinin nedenini ise Türkiye'de doktor yetiştirecek yeterince tip profesörünün olmamasına bağladı. Bu nedenle açılan yeni hastanelere doktor atama sıkıntısı çekildiğini yada bazı doktorların bazı yörelerde hizmet vermek istemediklerini vurgulayarak, herşeye rağmen sağlık hizmetinde kaliteyi düşürmemek ve yine bölgeler arasındaki eşitliği sağlamak için onsekiz tane helikopter alındığını ve bu helikopterlerin de onüç bölgeye tahsis edildiğini belirtti. Ulaşımı zor olan bölgelerde acil sağlık hizmetlerinde helikopterler devreye giriyor ve hepsinde tam donanımlı sağlık sistemi bulunduğunu ifade etti. Ayrıca uluslararası sağlık ulaşımı nedeniyle alınacak olan iki tane jet uçağının ihalesinin de tamamlanmak üzere olduğunu açıkladı.
 
EKONOMİDE HIZLİ YÜKSELİŞ
 
Türkiye'nin kendilerinin iktidara geldiği dönemde dünya ekonomisinde bulunduğu sıralamanın 26’dan 17.nci sıraya yükselmesiyle birlikte aynı zamanda gelişmekte olan ülkelere karşı verilecek desteklerde Türkiye’nin de artık önemli bir rolü olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın gelişmiş ekonomilerindeki grafiğinini ise Cumhuriyet'in 100. yıldönümünde dünyada ilk 10 sıraya yükseltmek hedefinde olduğunu belirtti. Ekonomideki yükselişin yanısıra dünya çapında büyük projelerin gerçekleştirildiği ve dünya devleriyle boy ölçüşecek düzeyde gelişmeler sağlandığını kaydetti. Örneğin İstanbul'da yeraltında 127.000 metrekarelik bir kompleks inşa edildiğini ve ve bunun onüç ay içinde bitirileceğinne dikkati çekerek, inşaat sektöründe dünya sıralamasında, Cin'den sonra Türk müteahhitlerin ikinci sıraya yükseldiğini ve daha önce bu 2nci sıralamada Amerika’nin olduğunu vurguladı. Devletin borçlanma faizinin ise %63 iken şimdi %8.8'e düşmüş bulunduğunu, tuvalete girişlerin 1milyon TL olduğu durumdan utanç duyarak, sıfırların atılarak, bunun bugün 1TL ye indirildiğini ve bunu da ekonomideki başarıların semboli olarak anlattı.
 
DELİNEN DAĞLAR VE OTOYOLLAR
 
Modern Türkiye'de hızlı tren taşımacılığı hızla uygulanmaya konulurken çevreye verilen zarar ve trafik kazaları daha az düzeye indirgenmesi hedeflendiğine dikkati çekerken, Atatürk’un ülkenin dört bir yanının tren ağlarıyla döşeme rüyasının ise Cumhuriyet’in 10.nci yıl döneminden öteye gidemediğine, geçen dönemlerdeki tüm hükümetlere genel bir eleştiri olarak ifade etti. Şu an Eskişehir-Ankara arası bir saat yirmi dakika. İstanbul-Ankara arasındaki hızlı tren hizmete girdiğinde ulaşım süresi iki buçuk saat olacak. Ankara-Konya arası tren ile ulaşımın ise bir buçuk saate ineceğini vurgulayarak, hızlı tren taşımacılığının ekonomiye getireceği katkılar kadar insan yaşamına verdikleri öncelikler cervevesinde ve kazaların da uçaklardan sonra trenlerde en düşük oranda olduğuna dikkati çekerek, bu yatırımlara hız verdiklerini ifade etti. Buna parallel, yeni otoyol yapımlarına da devam ettiklerini de belirtti.
 
BAŞBAKAN, NEW YORK'LÜ TÜRKLER VE DERNEKLER
 
Başbakan, Amerikan resmi kaynaklarından yola çıkarak, Amerika'da 169.000 Türk'ün bulunduğuna dikkati çekti. Türkiye'nin başarılı, dinamik, global dünya içinde yerini almaya hazır, barışcil, kendine güvenli bir panaromasini çizdi. Amerika ve yurtdışında yaşayan tüm Türk'lerin de Türkiye’nin gelişim ve tanıtımına destek vermesi gerektiğini vurguladı. Ve Türklerin ABD’ye yerleşen en yeni topluluklardan olduğunu da belirterek, toplum ve derneklerin birbirini desteklemesi, sivil toplum örgütlerinin ABD’de aktif ve Türkiye'yi yeterince temsil edecek bir rol üstlenmesini gerektiğini ifade etti.
 
Başbakan’in konuşmasını takiben soru-yanıt bölümüne geçildi. Yoğun bir ilgi sonucu uzayan toplantı sonucu, Başbakan başka bir randevuya yetişmek zorunda olması nedeniyle, ilk grup soruları yanıtladıktan sonra, toplantıya Devlet Bakanı Egemen Bağış ve Hazine’den Sorumlu Bakan Ali Babacan’la devam edildi.
 
http://www.isikbinyili.org

© Şubat 2010, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works