yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Yazı

Aliye AK

Hümeyra İmirzalıoğlu KOÇAK

Bircan Hanım, sizinle NY Bryant Park’ta görűştűğűműz gűn Aliye Hanım’ı anma projenizden bahsettiğiniz zaman çok duygulanmıştım.Gönűl borcunuzu bizlere, topluma mal ederek bu vesile ile hislerimi paylaşma fırsatı verdiğiniz için size çok teşekkűr ederim.

Aliye Hanım ile tanışmam sanırım 1989 yılında NY’ta çalıştığım işyerinde olmuştu. Kendisi o zamanlar radyo ve TV yayınlarına destek olacak şahıs ve kurumlar arıyordu. Arkadaslarımla gönűllű olarak hem TV’de haberleri okuyarak hem de NY’ta yerleşik kuruluşlardan maddi destek yardımları sağlayarak Aliye Hanım’ın çabalarını desteklemeye gayret ediyorduk.O dönemlerde Tűrkçe haberleri işitip görmek çok hoş bir duyguydu.Pazar gűnlerini heyecanla beklerdim. “Ne gűzel, Amerika’da Tűrkçe yayınımız var.” diye de gurur duyardım.

Aliye Hanım’ın cesareti ve girişimciliğine hep hayranlık duymuşumdur. Ne yazık ki gelen desteklerinin zamanla azalması ve özel hayatında yaşadıklarının űzűntűsűyle o bildiğimiz koşuşturmaları yavaşlamıştı. Ama gözlerindeki o heyecan ve araştırmacı ruhu hiç kaybolmamıştı. Kendisini en çok űzen, hayal kırıklığına uğratan, o zarif, yűzűnden hiç eksilmeyen gűlűmsemesi ve yumuşacık ses tonuyla ifade ettiği, yapacak cok şey olduğu ancak bunları gerçekleşstirecek maddi kaynağın azlığıydı.

Tűrk-Amerikan etkinliklerinde her zaman vardı. Insanların sevinçleri kadar űzűntűlerini de paylasan, maddi ve manevi desteğini asla esirgememiş bir can dostuydu. O amansız hastalığa yakalandığını duyduğumda herkes gibi hiç inanmak istemedim. Hastalık konusunu hep geçiştirirdik. İçinde tuttukları, yaşadıkları belli ki ona çok ağır gelmişti. “Bu hastalığı mutlaka atlatırsınız daha durun Aliye Hanım, yapacak çok sey var.” deyip durduk. Dua edip umduk.

Hakikaten kendisi için yapacaklar listesi henűz başlıyordu. Üniversite’ye gitmeye karar vermişti. Kendisine hayranlığım űniversite’ye 60 yaşından sonra başlama kararı ile daha çok artmıştı. “Bu hayatımda yeni bir sayfa, çok mutluyum.” deyişi bir umuttu. Ancak eşinin vefatından sonra oldukca zor gűnler geçiriyordu. Kendisi belki farkında değildi ama mutlaka konuyu bir şekilde rahmetli eşine bağlıyordu. Her şeye rağmen, öğrenciligi geçici de olsa, hastalığını, içindeki yanlızlığı bir sűreliğine unutturmuştu ona. Nitekim yıllarca yılmadan yorulmadan, çantası omuzunda koşturması, sınav heyecanını, sonra da aldığı yűksek notların coşkusunu görmek, bana hep motivasyon olmuştur. “E gidip bir ders de ben alayım” diyerek ne kadar özendigimi dile getirirdim.

Bir yandan okuluna devam ederken, bir yandan da kişiye özel tebrik kartları tasarlıyordu. Örnek tasarımlarını getirip bana bırakmıştı belki ilgilenen olur, sipariş alırım diye. “Satmaya kıyamam ben bunları, her birini çerçeveletip asmak istiyorum.” demiştim. El emeğine kıyamadım.

Dostluklarına, doğallığına çok özen gösteren bir insandı. Stajını bir hastanede yapıyordu. Hastane personelinin kendisine çok yakın davrandıklarından, iyiliklerinden memnuniyetle bahsetmişti. Bu arada çok uzun yıllardır NY’tan tanıdığı biri ile tesadűfen hastanede karşılaştığını, şu anda yönetmen olan bu şahsın NY’ta bir film çektiğini, bazı bölűmlerinin ise onun staj yaptığı serviste çekileceğini söylemişti. Öylesine sevinmişti ki Aliye Hanım, çekime gelecekleri gűn onları hastane görevlileri ile birlikte kendisini tanıyanların bildiği, hepimizin alışık olduğu şekilde, hoşgeldiniz panoları ve çeşitli sűrprizlerle karşılamak istemişti. E Aliye Hanım bu, ne olursa olsun insanları onore edecek ya! Ne yazık ki herhangi bir memnuniyet ifadesi, ya da kuru bir teşekkűr bile görememişti. Eskiden tanıdığı insanın ne kadar da değiştiğinden sitemle bahsetmişti bana. Nerede kalmıştı o eski dostluklar, hatırlar, gönűller. Çok kırılmıştı.

Hastalığının kötűye gittiği son aylarında bile dostlarını hiç ihmal etmedi. Rahatsızlandığını duyduğu arkadaşını koşa koşa aldı doktora götűrdű. Saatlerce başında beklediğini, arkadaşından gözyasları içinde dinlerim.

Aliye Hanım’ın bir 10 Kasım gecesi, Atatűrk‘űn ölűm yıldönűműnde bizlere veda etmesi çok anlamlıdır. Keske mezuniyetinde kep giymiş resmini bir gazetede ölűm ilanıyla beraber değil, o hic eksik olmayan heyecanıyla bana anlatırken görebilseydim…


Hűmeyra Imirzalıoğlu Koçak
25 Ekim 2005, New York

© Ekim 2005, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works