yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   


Bağlantılar:
GOOD MORNING FM-2030!
WHEN HE RETURNS...

Sanatın Labirentlerinde

*GÜNAYDIN FM-2030!* - Yıl 2030, Arizona

Bircan ÜNVER

FM-2030’un yeniden hayata döndüğünü görmek dileği ve bu konuda yeryüzüne bir “IŞIK” sunan ona da bir “Günaydın” demeden, böyle bir girişimde bulunmak istemediğimi sezdim. Şu an 71 yaşındayım ve FM-2030 ise, 100 yaşında olmasına rağmen, sağlıklı, dinç bir 50 yaş görüntüsü ve zindeliğinde...

E-Kitap - Kurgusal Röportaj

- Bu yazı, hayata yeniden döndürülmek üzere 2000 yılında dondurulan FM-2030’a ithaf edilmiştir.

Bundan tam otuz yıl önceydi...

New York’ta New School’da ses ve görüntü bölümünde, videograf olarak çalışıyordum. Bölüm şefimiz Brian Kase, o gün, New York Times’taki “Ölüm Haberleri” içinden FM-2030 hakkındaki yazıyı okuyup okumadığımı sordu. İlkönce bir uzay gemisi ya da bir film gibi algıladım, FM2030 ismini. Daha çok da bir kod adı olabileceğini düşündüm. “Hayır”, sözü edilen makaleyi okumamıştım.

Tabii hemen gazeteyi temin edip, yazıyı büyük bir merakla okudum. Çünkü, Brian, onun bir “fütüristçi” ve “gelecekte hayata yeniden döndürülmek” üzere, dondurulduğuna değinmişt.

11 Temmuz günü (2000), yazıyı okumamın ardından ve FM-2030’un felsefesinden etkilerle, kendimi dondurmakla ilgili düşüncelere kaptırdım bir süre. Önce yaş konusunda kararsız kaldım. Hani dondurulma için en ideal yaş 50 mi yoksa 70 mi diye... (Bu noktada, yasal olarak tıbben hayatın sona ermiş olma zorunluluğunu dikkate almadim!) Sonra, her beş yılda bir yazmayı ve yayınlamayı düşündüğüm “hesaplaşma”ları anmsayarak, FM-2030’un uyanmasından bir yıl önce 70 yaşımda olacağımı düşündüm. Belki yetmiş yaş, “hesaplaşma”sını yazdıktan sonra böyle bir kararı uygulayabilirdim.

Ancak, FM-2030’un da yeniden hayata döndüğünü görmek dileği ve bu konuda yeryüzüne bir “IŞIK” sunan ona da bir “Günaydın” demeden, böyle bir girişimde bulunmak istemediğimi sezdim. Şu an 71 yaşındayım ve FM-2030 ise, 100 yaşında olmasına rağmen, sağlıklı, dinç bir 50 yaş görüntüsü ve zindeliğinde...

Sayısız Internet siteleri ve satellite yayınları, günlerdir FM-2030’un göreceli olarak çözüleceği ve hayata döndürüleceğiyle ilgili haber ve yorumlarla dolu.

30 yıl öncesinden kendisine bir “günaydın” demek istediğim ve tıpkı kendisinin 2030’da yaşamak istemesi gibi, otuz yıl öncesinden bu sahneyi yaşamayı planladığım için, üç yıl öncesinden, ilk hayata dönüşünün hemen ardından, kendisiyle bir görüşme yapmak için uzun bir uğraştan sonra, nihayet bu randevuyu almayı başarmıştım.

İşte karşısındaydım. Onun için zaman hiç geçmemişti ve biz filmlerdeki gibi yer değiştirmiş, yaşlanmıştık. O 30 yıl önceki halinden çok daha genç ve sağlıklı, vücudunun yeniden yaşama adaptasyonu sağlanmıs ve dinamik bir yaşama başlamanın son hazırlıklarındaydı. O günden bugüne benim için bir mit ve merak konusu olan FM-2030’un hayata yeniden dönmesinden kısa bir süre sonra, gerçekleştirdiğimiz bu ilk görüşmeyi ve heyecanımı sizlerle paylaşmak istedim.

- Günaydın, FM-2030! Düşlediğinizi adınızla planladığınız gibi gerçekleştirdiniz. Nasıl hissediyorsunuz?

- Harika!

- Otuz yıllık bir uykuya yattığınız andan, bugün ilk anımsadığnız ne?

- Yeryüzünün ve uzayın 20nci yüzyılda evrimleşmede aldığı hızı, insanoğlunun yaşamın hiç bir katmanında, bu gelişme ve felsefeleri adapte etmek için bir eğilim göstermemelerini anlayamamıs olmam...

- Tıp Biliminin son otuz yılda yaşlanmanın yavaşlanması, yaşam süresinin uzaması ve ölümcül hastalıklara çare bulması anlamında, sizin bu anlamdaki gelişmeleri hızlandırıcı bir güç teşkil ettiğiniz yorumuna katılır mısınız?

- Sanırım bir katkım olmuştur. Çünkü, bundan otuz yıl önceki tıpbın çare bulamadığı bir çok hastalık nedeniyle, milyonlarca insan zamansız olarak fiziksel yaşamdan ayrılmıştır. Benim fiziğim de bu anlamda, kendi yaşama planımdan önce tükenmiş olmasına rağmen, “bedensel ölümsüzlügün” de bir gün gerçekleseceğine inancımı hiç kaybetmedim. Otuz yıl önceki tıpbın yetersizliğinin, bunun gerçekleşemeyeceği anlamına gelmediğini kesinlikle biliyordum. Bu nedenle, yaşamımı, tıpbın otuz yıl sonrasına çözüm bulacağı bilinciyle, içinde bulunduğumuz 2030 yılına kadar askıya almıştım. Tabii, “böyle bir amaçla otuz yıla yayılan bir dondurulma-uyuma sürecinde olmam da, genel olarak hem tibbi hem de teknolojinin bize getirdiklerinin algılanması ve pratiğe geçirilmesi üzerine yapılan çalışmalara bir ivme kazandırmıstır.

- Gelecekte insanlıkla ilgili öngörülerinizden biri de: “Bu andan milyonlarca yıl sonrası, -evrenin neresinde olursak olalım, nasıl görünürsek görünelim, bu yılları hep anımsayacağız.” Bu nasıl bir animsama olacak? Bu anımsama, o yaşam diliminde ve gezegeninde bize nasıl bir katkı getirecek ve bizi gelecekten bugünle nasıl ilişkilendirecek?

- 20nci yüzyıl; “bilimsel insanlık tarihi”nde, “maymundan - insana” bir oluşum, evrim ve gelişimin geldiği en uç nokta olarak değerlendirilebilinir... Ancak, aynı yüzyıl ulaştığı bu uç noktaların tüm insanlığa dönüşüm ve paylaşımında, çok derin uçurumları, çok boyutlu yaratmıştır. Bu uçurumlar öyle ki, tüm çağların bir panoramasını bir sinema akışında ya da devasa tek bir resmin içinde bir arada, hem de güçlü olanın diğerini anında ve dilediğinde yokedebileceği bir dengeler sistemi içinde barındırılmıştır. Bu nedenle, “evrimselleşmenin” başlangıcını, tıpkı dünyanın oluşumunun başlangıcı olarak Büyük Patlama’yı (Big Bang, Stefan Hawking’in teorisi) kabul edişimiz gibi, “Evrenselleşme”nin başlangıcını da, “yirminci yuzyıl” olarak değerlendirmek mümkün. İşte bu nedenle, o düşünceleri dile getirdiğim zaman dilimi, yüzyıldan milyonlarca yıl ötesinde, adını henüz telaffuz etmediğimiz gezegenlerde çok farklı bir biyolojik yapı içerisinde bile, “evrenselleşen” insanoğlu, kendi başlangıcını ve insanlığın bu anlamdaki arayışlarını hiç unutmayacaktır.

- Bugün sizin öngörülerinizin birçoğu gerçekleşmesine rağmen, henüz tıpta ve insanlığın biyolojik olarak teknoiojiyle birleşmesinde henüz öngorülen yollar tümüyle alınamadı. Dolayısıyla, yaşama ömrü uzamış, bir çok hastalığa çare bulunmasına karşın, “yaşlanma” ve “ölüm”e henüz tam bir çare bulunmuş değil. İnsanoğlunun yaş ortalaması 100 yılı aştı ancak “olümsüzlük” kavramı büsbütün yerleşmedi. Bununla birlikte, sizin deneyiminizden de etkilenerek, mevcut teknoloji ile “dondurularak” bin yıl sonrasında uyanmanın mümkün olduğunu düşünüyor musunuz?

- Bu çağda yaşayan insanoğlu, “olümsüzlüğü” şimdiye değin hiç olmadığı kadarıyla yakalayacaktır. Bugün uyuyup binyıl sonra uyanmak fiziksel ya da farklı gezegenlere transformasyonlarla mümkün olabilecektir. Mevcut teknolojinin; bu binyıllık dondurulma sürecinden sonra yeniden hayata döndürmeyi, bugünkü koşullarda yüzdeyüz sağlayacağının bir garantisi olmasa da, onu da mutlaka denemek gerekir.

- Peki, ilk yapmayı istediğiniz şey nedir?

- Dostlarımla birlikte bir uzay yolculugu yapmak.

* * *

FM-2030'un Kısa Özgeçmişi:
Futurist, Optimist ve Felsefeci


Orijinal adı F.M. Esfandiary, 1930 yılında doğdu. Yasal yollarla 1970’li yıllarda adını, en az yüz yıl yaşamayı planladığı için, FM-2030’a değiştirdi. Pankreas kanserine 69 yaşında yenik düşen bedenine karşın, en az yüzyıl yaşamaya kararlı olması nedeniyle, “beyninin” 2030 yılında çözülmek ve yeniden hayata döndürülmek üzere, bundan yirmi yıl önce ALCOR Vakfı ile, hayat sigortası çerçevesinde ve yüzbin dolarlık bir anlaşma yaptı.

Bu anlaşmaya göre 2030 yılında hayata yeniden döndürülmek üzere, dondurulmasını planladı.
FM-2030; New School Üniversitesi (eski adı ile New School for Social Research), “Future/Gelecek” bölümünü kurdu ve gelecekle ilgili öngorü ve teorilerini içeren dersler verdi.

Aynı zamanda California Üniversitesi, Los Angeles ve Smithsonian Enstitüsü’nde de dersler verdi. “Identity Card”, “Optimism One”, “Up-Wingers”, “Telespheres” ve “Are You A Transhuman?” kitaplarından başlıcaları.
Makaleleri, New York Times ve Los Angeles Times’da yayınlandı. Fransızca, Arapça, İbranice ve İngilizce dillerini biliyordu. İranlı bir diplomat ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen FM-2030, babasının mesleği nedeniyle 17 yaşına kadar onbir ülkede yaşamış olması nedeniyle, kendisini İranli ya da başka bir ülkenin vatandaşı olarak değil, “evrensel vatandağ” olarak tanımladı. FM-2030’un öngörülerinden biri: “Eğer 2010 yılında hayatta ve sağlıklıysan, 2030 yılına kadar yaşama şansın yüksek. Eğer, 2030 yılında hayattaysan, yaşın ne olursa olsun, geleceğe doğru ve sonsuza değin yaşayabileceksin.” Ve bu düşüncesini kanıtlamak için de, bedeni donduruldu.



Bu kurgusal roportaj, ilk olarak Işık Binyılı, 4ncü sayıda yayınlanmıştır. Light Millennium/lşık Binyılı, Sonbahar-2000 sayısı http://www.lightmillennium.org

Ekim 2000, New York


*BÖLÜM 3: YELPAZE - Günaydın FM-2030!*
(c)Bircan ÜNVER, Sanatın Labirentlerinde...
E-Kitap. Işık Binyılı - http://isikbinyili.org
© Ağustos 2008, IşıkBinyılı

© Ağustos 2008, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works