yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   
Bağlantılar:
Bircan Ünver - Dün-Bugün (Özgeçmiş)
Sanatın Labirentlerinde...

Sanatın Labirentlerinde

*BÖLÜM 2: BALDESSARİ'DEN AKYAVAŞ'A...* John BALDESSARI: POPÜLER MEDYANIN YENİDEN ÜRETİLMESİ...

Bircan ÜNVER

Sanatçı, birçok farklı zaman, yaşam, sosyal ve ekonomik düzeylerdeki görüntüleri bir arada, farklı boyut ve biçimlerle kompoze etmesiyle de çağrışımlan arttırarak, geniş boyutlu bir imajinasyon dünyasının kapılarını aralıyor ve o ana değin popüler kültürle ilgili edinmiş, olduğumuz imajları alt-üst ediyor.

E-Kitap

John Baldessari, mart-haziran ayları arasında, Los Angeles Çağdaş Sanat Müzesi'nde popüler medyalardan ve sanat yazılarından seçerek kurguladığı kompozisyonlarında, yaşamla ilgili temel kavramları yeniden üretiyordu.

Her seyin görsel bir şov dünyasında yaşatılıyor ve görüntüleniyor olmasına karşın, o gözlerin ya da konuşan, gülen, içki içen, yemek yiyen, tebessüm eden dudakların (siyah-beyaz fotoğrafların üzerinde kurguladı. Kırmızı, sarı, mavi ya da beyaz guvaşla, her bir fotoğrafa tek bir rengi seçerek) fotoğraflardaki oranlarına göre, kocaman daire ve elipslerle müdahalelerle kapatarak, onların daha önceki verili anlamlarını değiştirerek, başka kavramlar zinciri ile ilişkilendirdi.

Sanatçı, birçok farklı zaman, yaşam, sosyal ve ekonomik düzeylerdeki görüntüleri bir arada, farklı boyut ve biçimlerle kompoze etmesiyle de çağrışımlan arttırarak, geniş boyutlu bir imajinasyon dünyasının kapılarını aralıyor ve o ana değin popüler kültürle ilgili edinmiş, olduğumuz imajları alt-üst ediyor.

21. yüzyıla on kala, 20. yüzyılda sanattaki aşamaları sorguladığımızda, sanata genel ana başlık olarak izlenimciliği, fütürizmi, sürrealizmi, dışavurumculuğu, soyut, pop, eylem sanatı, minimalizm, postmodern gibi kavramların eklendiğini görüyoruz.

Başdöndürücü bir hızla, özellikle ellili yıllardan sonra teknolojide kaydedilen aşamalar ve henüz bindokuzyüzdoksanlı yıllara girerken, dünyanın hızla politik ve sosyal açıdan değişmekte olan portresine karşın (ve yine özellikle ellili yıllardan sonra) "sanat"ı sorguladığımızda, tek güçlü olgu ile karşılaşıyoruz.

Picasso ile ilk defa resmin estetik değerine, zaman kavramının eklenmesiyle, bilincin devreye girmesi ve ellilerden sonra gelişen "kavramsal sanat"... Özetle yirminci yüzyılın sanata eklediği bilinç ve bilincin sorgulanmasıyla da, "kavram"ların kendi içerikleri ya da kavramlar zincirinin sunuluşu ya da estetize edilişi gündeme geldi.

Ve bu noktada, klasik tual geleneğinden ayrıca farklı nesnelerle birlikte çok önemli bir eleman olan mekân, boşluklar ya da biçimlendirilen boşlukların da devreye girmesiyle, resme ve sanata farklı bakış açıları kazandırıldı. Bununla birlikte, daha önce farklı iletişim araçlarında, farklı içerik, işlev ve mesajlarla yer alan po-püler medya malzemelerini; Baldessari, 1967-1968 yıllarından beri, yeniden kurguluyor.

Zaman zaman bu medyalardan seçtiği fotoğrafları parçalayarak ve aynı fotoğrafı yeniden başka bir kompozisyona ve düşünceye dönüştürüyor.
Bazı düzenlemelerinde de, farklı fotoğraflardan birini (yedi ?metre yüksekliğindeki duvarın) tabanla, diğerini tavanla kesişen noktalara yerleştirerek, iki fotoğrafın arasında oluşan boşlukta bir siyah çizgi ile bağlantıyı gerçekleştiriyor.

Televizyon ve eski filmlerden seçilerek oluşturulan düşünce tasarımlarından ayrıca, tual üzerine basılan belli bir tema üzerindeki fotoğraflar, senaryolar ve sanat üzerine yazılan yazılardan seçmeler, fotoğraflanmış günlük yaşamın farklı ayrıntılarını da tek bir ana düşünce etrafında yorumlaması, her şeyin yeniden düşünce ve görsel boyutlarda üretilebileceğine güzel bir örnek oluşturuyor.

Bir başka açıdan ise verili, daha önce başka fonksiyon ve imajlarda kullanılan bu fotoğraflar ve tüm popüler medya ürünlerini, kendine mal ediyor. Bu kez kavramlar boyutunda yeni ilişkiler ve anlamlar üretiyor olmasıyla da, sadece kendine mal etmekle kalmıyor, genel anlamında "kavramsal sanat"ı, çok somut ve verili olan malzemeler zincirinden, yeni düşünceler boyutunu oluşturmasıyla da, katkıda bulunuyor.

Özellikle seksenli yılları takip eden kompozisyonlar zincirine, bu kez müdahalelerle ayrı bir kimlik kazandırıyor. Bu müdahaleler genel olarak iki karakteristik özellikten oluşuyor. Birincisinde, zaman zaman gözlerin ya da dudakların yuvarlak daire renkli formla (guvajla) kapatılması ikinci olarak ise figürler ya da fotoğrafın ana kompozisyonu içerisinde oluşturulan kalın fırça ve renkli (guvajla yatay ya da dikey organik) bağ.

Baldessari'nin sergisini genel olarak değerlendirdiğimizde ise Baldessari fotoğraf çekmiyor, tual üzerine yağlıboya resim yapmıyor, senaryo ya da sanat üzerine yazılar yazmıyor. Film ya da televizyon filmleri de çekmiyor, yönetmiyor ya da senaryo yazmıyor. Dergi ve gazetelcr için de üretimlerde bulunmuyor.

Ama bütün bu alanlarda üretilenlerden yaptığı seçimlerle, onları bir arada yorumlaması, farklı biçimler ve ilişkiler içerisinde sunması ve müdahaleleriyle, karşımıza özgün bir düşünce tasarımcısı çıkıyor. Dolayısıyla, her birinin somut kompozisyonu ve fotoğrafların ardındaki soyut düşünceyi kurgulamasıyla, bu niteliği kazanıyor.

Özet olarak ise somut görüntüler zincirinden soyut kavramlara ve zengin çağrışımlar dalgasından onların bireyden bireye özgünleşebilecek imajinasyonlarına kadar uzanabilecek çeşitli kategorilerde yollar çiziyor.

Amerika'nın en etkili ve önemli sanatçısı olarak değerlendirilen Baldessari, aynı zamanda resme, heykele ve fotoğrafa meydan okuyan bir anlatım dilini kullanıyor.

1931 yılında Kaliforniya'da (San Diego) doğan sanatçı, eğitimini de burada tamamladi. Sanatının önemli bir kısmını ve kariyerini de Los Angeles?ta oluşturdu. Aynca, 1960?lardan bu yana, Avrupalı galeriler ve müzeler tarafından çalışmaları cesaretlendirildi ve teşvik edildi.

Öyle ki Los Angeles ve New York'ta açtığı sergiler kadar Amsterdam, Basel, Bruksel, Düseldorf, Londra, Milano, Paris ve Roma'da da sergiler gerçekleştirdi. Sanat pratiğini ise 1959'un başlannda Kaliforniya Gençlik Enstitüsü ve Kaliforniya Üniversitesi'nde öğretime başlayarak, geliştirdi. Yine, yaşamının en çok dikkati çeken onbeş yıldan fazla bir süresini de, Valencia Sanat Enstitüsün'nde (Kaliforniya) geçirdi. Burada geleneksel resim ve heykel eğitiminin dışında, sanat eğitimi almak isteyen öğrenciler için, "Post Studio"yu kurdu.

Bu yazıya girerken, Baldessari'nin sanatın 1967-1968 yıllarından itibaren başlıyor gibi vermemin nedenini, serginin girişinde yer alan ve altı fotoğraftan oluşan bir kompozisyonu ile açıklamaya çalışacağım.
İlk beş kare renkli (45 cm2) fotoğrafta, 1967 yılına değin, bültün sanat üretimlerinin önemli bir bölümünü, bir araya getirerek ve kademe kademe yakarak yokettiğinin fotoğraflarıydı. Aynı ebattaki son karede ise sadece 1953-1967 tarihleri yer alıyordu.

Bu kompozisyon, ayni zamanda onun geçmişteki sanat üretimlerinin bir sembolü ve sanat yaşamının önemli bir bölümünü yok etmesinin de belgelenmesiydi.

Bu özelliği ile yalnızca resme, heykele ya da fotoğrafa meydan okuyan bir sanatçı olarak kalmıyor, aynı zamanda her şeyden önce kendisine meydan okuyan, okuyabilen ve sanat üretiminde konformizme izin vermemesiyle de, ayncalıklı bir sanatçı, kimliği kazanıyor.

(Los Angeles, Mart 1990)


*BÖLÜM 2: BALDESSARİ?DEN AKYAVAŞ'A...* (c)Bircan ÜNVER, Sanatın Labirentlerinde... E-Kitap. Işık Binyılı - http://isikbinyili.org © Ağustos 2008, IşıkBinyılı

© Ağustos 2008, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works