yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Bağlantılar:
Bircan Ünver - Dün-Bugün (Özgeçmiş)
SUNUŞ>
İTHAF

Sanatın Labirentlerinde

*SON GİRİŞ & GİRİŞ: ALTI YIL SONRA... 2001*

Bircan ÜNVER

1994’te, "En Kutsalı Yaratmak" kitabının yayınına paralel başlayan bu kitabın öyküsü, aynı yıl içindeki bir örnek baskıya da rağmen bir türlü bugüne değin yayınlanamayarak, “yayıncılık labirentlerinde…” takılıp kalmasına bir türlü gönlüm razı olmadı! Bunun sonucu olarak, e-kitap olarak gün ışığına çıkabildik nihayet!

E-Kitap

-Yıl, 2008 – Aylardan Ağustos ve yer: İstanbul

Yılları aşan oyalamalar, ha yayınlandı ha yayınlanacak derken, kitapta yer alan bazı yazıların zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle ve beş yıl daha oyalandıktan sonra (2000-2005) nihayet 'yayınlamamaya' karar verdikleri iletildi, ikinci yayınevi tarafından Aralık 2005’te..

O tarihten itibaren kendim yayınlamaya karar verdim. Ancak, kişisel olanaklarım kağıt baskıya bugüne değin olanak vermediği için, sonuç olarak, Işık Binyılı’da tamamını e-kitap olarak yayınlamaya karar verdim.

Yine İstanbul’da, 1994’te başlayan bu kitabın, ilk örnek baskıya rağmen bir türlü bugüne değin yayınlanamayarak, “yayıncılık labirentlerinde…” takılıp kalmasına bir türlü gönlüm razı olmadı! Daha ötesi, bu kitabın “yayınlanamamış” olması durumu, adeta tüm profesyonel yaşamımda, psikolojik bir engel teşkil ettiğini düşünmeye ve hissetmeye başladım…

O nedenle, bu kitabı Internet ortamına kazandırarak, üç amacı da çok gecikerek de olsa yerine getirmiş oluyorum:
1) Bazıları ne yazık ki şimdi aramızdan ayrılmış olan sanatçılarımıza yayınlanacağına ilişkin vermiş olduğum sözü, çok gecikerek de olsa yerine getirmiş olmak,
2) “En Kutsalı Yaratmak” kitabının devamı olarak ve ikisini ardı ardına yayınlayarak, özellikle 2000 öncesine ilişkin sanat yazılarımın bir arada kitaplaştırılmış olması amacının böylece gerçekleşmesine,
3) Çağımız teknolojisinin verdiği olanaklarla ve “kamu yararına yayıncılık” anlayışının birleşmesiyle, Web ortamında ilk olarak Web ortamında yayına sunulmasıyla birlikte, çok daha okunma ve içindekilere ulaşılma kapasitesini kazanacağına ilişkin beklenti.. Ve bunların toplamında, 14 yılı aşkın bir yayın labirentin içinden bir çıkış arayan, “Sanatın Labirentlerinde…”nin, nihayet Internet ortamında gün ışığına çıkmasıyla birlikte, bu konuda bugüne değin kronikleşen psikolojik engel veya tıkanmaların da böylece ortadan kalkmış olacağı sezgisi, inancı ve bilinciyle..

* * * * *

GİRİŞ: (1995'ten) ALTI YIL SONRA... 2001

“Sanat’ın Labirentlerinde”nin yayınını, New York’a (1996) ikinci kez yerleşmeden önce, gerçekleşmesini öyle çok istemiştim ki…

Böylece ve kendimce, İstanbul’a geri dönüşümü (1993) içeren o üç yılı verimli kılmış olacaktım...

Ama sonuç, bu kitap adına hiç de öyle olmadı! Somut olarak hiçbir engel gözükmese de; kapak tasarımı tamamlanmış, iç formalar tümüyle basılmış ama yayınlanması bir türlü gerçekleşememişti o dönemde... Bu nedenle Ekim 1995’te yayınlanması ve o yılki Kitap Fuar’ına bir yayınevi (RH, ISBN no: 975-413-068-X) tarafından bu kitabın yetiştirilmesi amaçlanmış olmasına rağmen, yayını bilinmeyen bir labirentin içinde, gözden çıkarılmıştı.

Aradan altı yıl geçmesine rağmen, içimden bir ses zaman zaman bu kitabın yayınlanmasını hatırlatıp duruyordu… Daha da ötesi, sanki bu kitap nesnel kimliğini kazanamazsa, daha sonrakilerin doğumuna da engeldi…

İçimde bu anlamda ruhsal bir düğüm oluşmuştu… Ve bu düğümü çözmeliydim!!!

New York – İstanbul geliş-gidişlerinde hep bu düşünceyi taşıdım. Ancak bu gel-gitler, kısa süreli ve farklı nedenler için olmasından dolayı, bir türlü kitabın yeniden yayınlanmasının gündeme gelmesi üzerine, girişimlerde bulunamamıştım. Taa ki arkadaşım M.E., geçtiğimiz Kasım (2000) ayında, B. Yayıncılık ile mutlak gorüşmemi önerene kadar. Zira, kendisinin de New York’ta bulunduğu süreçte, bu konudaki sancılarımı paylaşmıştım. M.nin önerisiyle B.Y. ile yaptığım ilk görüşme çok olumlu geçmişti. Ancak, bu kez de devreye Mart krizi girmişti… Böylece dile gelen ve gelemiyen bir çok nedenle, bu kitabın yayını da, ismini hak ettirircesine, bir yayın labirentinde kendi çıkışını arar olmuştu…


Son altı yıl içinde bir çok değerli sanatçımız, bir yıldız gibi kayıvermisti aramızdan…
Bunlardan biri de Erol Akyavaş (Nisan 1999). Akyavaş’ın resimleriyle ilk olarak 1983’te tanışmıştım. Ancak Akyavaş’ın “Labirent Projesi”yle (1985), çok daha sonra sanatçımızın resimleri ve sanat felsefesi üzerine ürettiğim, “Erol Akyavaş: Doğu’nun İzleri” adlı belgesel üzerinde çalışırken, 1997 yılında bu projenin varlığını öğrendim.

Özellikle, geçtiğimiz Kasım ayında, hem “Erol Akyavaş: Retrospektif Sergisi” hem de bu kitabın yayınlanmasının yeniden gündeme gelmesinin eş zamanlı olması nedeniyle, bu kitabı, Çağdaş Türk Sanatı’nın her zaman “doğudan yükselen bir ışığı olan Erol Akyavaş’a ithaf ediyorum. Aynı nedenle de, adıgeçen belgesel için yazılmış ve belgeselle aynı adı taşıyan metni de, “Sanatın Labirentlerinde…” bölümünde yer verildi.

* * * * *

“Sanatın Labirentlerinde”nin ilk sonuçlanmayan basım aşamasından altı yıl sonra, bir başka yayınevi, B. (bu giriş o amaçla yazılmıştı) tarafından yayınlanması, kitabın aleyhine değil lehine olmuştur. Bu uzun süreli doğum arayışlarında sadece kitabın kendisi değil, yazarı da kendisini yeniden tanımlamış ve yeni ufuklara yelken açmıştır. Buradaki temel üzüntüm, bu kitapta ki SORUŞTURMALAR’a çok değerli birikimleriyle katkıda bulunan yada sergileri nedeniyle kitapta yer alan Özer KABAŞ, Sezer TANSUĞ, Ahmet KÖKSAL ve Gül DERMAN gibi sanatçılarımızın ömrü, bu kitabın yayınlanmış halini göremeden aramızdan ayrılmışlardır. İçimizden tek tek bir yıldız gibi kayıp gökyüzünde yerlerini almış olan bu sanatçılarımız, gecikerek ve de basılı formatta olamasa bile, bu kitabın Internet ortamında yayınlanmasını yukarıdan tebessümle karşılayacaklarına olan sezgimdir.. Belki de, 15 yılı aşkın bir gecikmenin, bu kitabın ilk yayınının, Internet’te yayınlanması “gerektiği için…” kaynaklanmış olabilir!

“Sanatın Labirentlerinde…” yer alan ve adı geçen her sanatçının arayışının merkeze varması, sessizliğe – derinliğe ve ışığa ulaşması ve kendi iç labirentinin üzerine “ısığı düşürmesi” dileğiyle, kitabın kapağına Erol Akyavaş’ın “Labirent Projesi” maket resmini, kapak* için seçtim. Çok değerli İlona Akyavaş’a, bu konuda verdiği izin için çok teşekkür ediyorum. Kitabın 1995, örnek baskısı yapılmış kapağı için ise Francis Bacon’un “Study for Self-Portrait” (Kendi Portre için etüt) seçilmiş ve izni de alınmıştı.
Bununla birlikte, hem kitabın adıyla hem de içeriğindeki arayışlarla direkt senkronizasyonu nedeniyle, ilişkisi nedeniyle, kitap adına çok daha fazla heyecan duyuyorum. Bu vesileyle, Erol Akyavaş’ın kurk yıllık hayat ve sanat arkadaşı İlona Akyavaş’a da, belgeselde olduğu gibi bu kez de çok değerli desteği için sonsuz teşekkür ediyorum.

Aradan geçen altı yıl yaşam nehrinin içeriğini; bir çok belgesel, sanat programı, Işık Binyılı/The Light Millennium ve Turkish-Greek Synergy/Türk-Yunan Sinerjisi (www.turkishgreeksynergy.net) projeleriyle zenginleştirdi. Bunun sonucu olarak, düşünsel ve yazınsal arayışlarda da bir değişime uğrandı. Bu yön değiştirmekten daha çok, bir karınca boyutunda da olsa açıyı genişletmek, perspektifi derinleştirmekten, bakışı geleceğe ve gökyüzüne yöneltme çabası…

Bu yönelişlerin özellikle geleceğe dönük yaklaşımlardan son bir yıla ait, örneğin; “Gelecekte Annelik”, “Günaydın FM!” ve “Işıklı Günlere Dair” adlı denemeleri de, YELPAZE bölümüne, altı yıllık yolculuğun vardığı noktadan bir izdüşüm, olması amacıyla alındı. Böylece, ilk kez IŞIKBİNYILKI (www.lightmillennium.org) sanal ortamında yayınlanan denemeler, aynı zamanda bu kitapla birlikte basılı ürün niteliği de kazandılar.

Özellikle YELPAZE bölümüne alınan yukarıdaki yeni yazılar nedeniyle, daha önceki basılmış ilk örnek baskıda yayınlanmamış yazı çıkartılırken, altı yıl sonrasıyla da yazınsal düzeyde bir devamlılık kurabilmek amacıyla, bu bölümde göreceli olarak yeni yazılara da yer verilmiştir.

Bir şey doğacak ve hayat bulacaksa her koşulda er ya da geç doğar ve kendi biçimini bulur. Kayalıkların içinden incir ağaçlarının ya da sarp yüksek yamaçların üzerinde cam ağaçlarının hayat bulması gibi... Bazen kaybedildiği sanılan zaman, bir kayıp değil ola ki kazançtır da... Çünkü zaman bizden aldığından çoğunu verir eğer görmesini ve değerlendirmesini bilirsek...

Ve “sanat’ın labirentlerinde” dolaşmak ve bir arayıŞı sürdürmek, başka hiçbir arayışla elde edilemeyecek bir değerdir. Sonuçta o “arayışın içinde olanını kendi özüyle buluşmasını sağlar. Sizleri de böylesi bir labirentte, içine, merkeze ve ışığın düştüğü noktaya doğru ilerledikçe saydamlaşan sürekli bir arayışa ve o arayışta kendi öz benliğimize giden yolda önemli mesafeler almaya davet ediyorum.


Sevgi, Işık ve İçsel Barış Dileğiyle,

Bircan Ünver

-- 30 Agustos 2001, İstanbul

Not: 1) 1995 basımı için yazılan SUNUS, hiç değiştirilmeden bu kitapta aynen yayınlanmıştır.
2) Kitabın içeriğinde adıgeçen ve bir çok yazıya yer veren, sanatla ilgilenen veya sanata yer veren tüm yayın organlarına, yazılı onayları için Sayın Doğan Hızlan, Hami Çağdaş, Hamit Kınaytürk, Emre Baykal’a, ayrıca M.E. ve E.A.’ya teşekkür ediyorum. Bununla birlikte bu kitabın yayın hayatına kazandırılmasına yardımcı olan (sonuç itibariyle olamamış olan ancak böylece Web'te yayın kanalı bulması nedeniyle) M.Ö.’ye de en içten teşekkürlerimle. B.Ü.

* * * * *

Burada anlatmadan geçemeyeceğim bir nokta ise 1995’te basılan örnek baskıda; Amerikalı ünlü ressam Thomas Hart Benton’un 1938 yılından, o dönem Amerika’sında tepkiler uyanan ve bir çiftçinin gizlice izlediği nü resmine, kapakta yer vermeyi çok istemiştim. Yıl 1995’ti ama söz konusu yayınevinin Amerikalı editörü, o dönem Refah Partisindeki yükselmelere dikkat çekerek, o resmi kitabın kapak resmi olarak kullanmamı bir türlü kabul ettirememiştim!!! Bunun sonucu olarak, Thomoas Hart Benton ve Francis Bacon’a ilişkin yazıları, Los Angeles’ta yazmış olduğum ve kitabın içinde, Bacon’la ilgili bir yazının da olması nedeniyle, sonuç olarak Bacon’ın resminde mutabakata varmıştık. Bu nedenle, kitabın kapağı da bu süreçte Benton’dan - Bacon ve Akyavaş’a bir evrim geçirmiş oldu.
–7 Ağustos 2008, İstanbul.

*SON GİRİŞ & GİRİŞ: ALTI YIL SONRA... 2001* Sanatın Labirentlerinde.. Bircan Ünver, ISIKBINYILI.ORG

© Ağustos 2008, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works