yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   
Bağlantılar:
Roman'in 1. Bölümünden Alıntı

Roman

MAD Özgür İnsan - Önsöz

M. Mehmet ÜNVER

Bu eserde son beşbin yıllık insan yaşamının günümüzde ki yaşama izdüşümlerini izah etmeye çalıştım. Beşbin yıl önceki uygarlığın en gelişkin biçimini yaşayan Tarım Toplumu insanının yaşamakta olduğumuz Bilgi Çağı’ndaki izdüşümlerini yakalamak; zamanda yolculuk yapmak yada zaman ve mekan engellerini aşıp ikinci boyutta varolmak kadar zordur. Başarmak ancak bir umut olabilir. Yinede ‘umudu yarınlara bırakılacak kültür mirası olarak yaşatmak, ölü ve durağan kalmaktan iyidir’ düşüncesiyle bu eseri kaleme almaya karar verdim.

Biliyorum, tüm dünyayı değiştirmem mümkün değil. Ancak hiç değilse zahmet edip okuyanı etkileyebileceğini düşünerek kaleme aldığım bu romanda anlatılanlar, gerçekten yaşandı mı diye sorulursa, cevabım “bilmiyorum yada belki” olabilir. Niçin olmasın, neden inanmıyalım. Yaşadığımız bilgi çağında bile insanlar nelere inanmıyorlar ki? Bunada inananların çıkması şaşırtıcı olmamalı.
Şunuda belirtmeliyim ki; burada anlatılanlar bilimsel bir araştırmanın sonucu olarak ortaya atılmış tezler değildir. Tarihi bir vakıadan da bahsetmiyorum. Burada anlatılanlar tarihten ve bilimsel tezlerden bağımsız Mitoloji, Mistisizm, Felsefe ve tekniğin sosyal yaşama etkisinin Fantazi-Roman diliyle hikâye edilmesidir. Zaten amacım insanları birşeylere inandırmak değil. Aksine, özgürleştirmek ve hayata farklı pencereden bakmanın imkansız olmadığını kanıtlamaktır. Mesela insanlar: “iyi-kötü, siyah-beyaz, güzel-çirkin, acı-tatlı, az-çok, kısa-uzun, fakir-zengin, sevgi-nefret, üstün-düşük, değerli ve değersiz” gibi soyut toplumsal değer yargılarını ( ki bunların hepsi yuvarlak kavramlar olup her tarafa esnemeyede müsaittirler ) “tekrarlamaktan, elde etmekten, elinde tutmaktan ve sahip olmaktan” haz aldıkları alışkanlıkları sonradan benimseyip çoğu zaman “acaba” diye düşünmeden özümsüyorlar. Halbuki doğuşundan çocukluk çağının sonuna kadar bu değer yargıları olmadan sorumsuz, özgür, kimseye boyun eğmeden, kimseye borçlu hissetmeden yine hiç kimse için kendisini feda etmeden daha mutlu ve tasasız bir yaşamın tadını çıkarmaktadır. Tâ ki büyüklerin çağına gelinceye kadar. İnsan boşuna büyüdükçe “Ah bir çocuk olsaydım” demiyor. Çocukların gözünde farklı olmak hiçbirşey ifade etmez. Onların gözüyle bakıldığında herşey olduğu gibi kabul görür. Yapılan hatalar ve yanlışlar çabuk unutulur. Çünkü onlar henüz; “satmayı-satın almayı, köle olmayı-köle etmeyi, günahı-sevabı, ölmeyi-öldürmeyi, güveni-ihaneti, erkeği-dişiyi, cezalandırmayı-bağışlamayı, yüceltmeyi-horgörmeyi” öğrenmemişlerdir. Çocuklar bunları öğrenip uygulamaya başladıklarında eğitilmiş büyüklerdir artık. Bu tarz eğitimle azaba dönen yaşam canavarı onları tüketmeye başladığında, savaştan kaçan asker gibi ağlar, sızlar “ah bir çocukluğuma dönebilsem” diye iç çeker. Etrafı ateşe ver sonrada yanıyorum diye bağır, kim inanır. Yaşamın yalan yüzü dedikleri bu olsa gerek. Bu şekilde yaşadığımız, büyük yalandan başka nedir?
Roman yalnızca tarihsel bir aşk masalı da değildir. Günümüzde kadının kendini yaşatma biçimiyle tarih öncesi karşılaştırılmakta bir nevi dün-bugün ve doğu-batı sentezi ifade edilmektedir. Bugünün gerçeğiyle baktığımızda: “Doğuda aşk acı çekmektir. Batı da ise birbirinden hoşlanmaktır. Doğuda ilişki kendini satma ve satın alma temelinde gelişirken batıda birbirine saygı ve olduğu gibi kabullenme üzerine şekillenir. Doğuda tekniğe karşı kaybeden erkek psikolojisi içerde bastırmacılığı ve yasakçılığı üretirken köleliği derinleştirmektedir. Batıda kendisine güvenen erkek kadınıda daha özgür ve inisiyatif sahibi kılmıştır”. Burada insanlık tarihine de tıpkı yaşayan insan gibi yaklaştık. Bugün hoyrat gençliğini yaşayan insanlık tarihide bir zamanlar çocukluk çağını yaşamıştır. İnsanlık tarihinin çocukluk çağında da herşey eşitti. Tek gaye hayatta kalmak ve hayatta kalındığı sürece yaşamını fiziksel devam ettirebilmekti. Onun dışında hiçbir değer yargısının etkisi ve önemi yoktu. Tek ilke “canını koru, karnını doyur” du. Bundan fazlası yani bugünkü düşünce biçimine ulaşmak için; binlerce yıllık kanlı süreçler ve sayısı bilinmeyen ölümler gerekecekti.
İnanıyorum ki çocuk dünyasında olduğu gibi insanlık tarihinin çocukluk çağlarında da sürekli nefret, düşmanlık ve kötülük olmamıştır. Tarihi söylemlerin bir bütün olarak ne hepsi yalan nede hepsi gerçek olamazlar. Hata payını hesaba katarak büyüdükçe kazandığımız değer yargılarını, tabuları ve alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmemiz gerek. Başımızı gökyüzüne kaldırıp, parlayan yıldızlara bakıp tekrar düşünmeliyiz. Şu sınırsız evrende bir toz taneciğinden bile küçük olan dünyamızın, dışarıdan gelebilecek her türlü tehlikeye karşı çırılçıplak, sonuna kadar savunmasız olduğunu görelim. Yaşamakta olduğumuz şu ‘an’ın binlerce yıllık insan neslinin yarattığı kültür değerlerinin ve yıkılamayan tabuların eldeki sonuçları olduğunu unutmayalım. Ne geçmişi inkâr, nede gelecekten kaçmanın mümkün olmadığına inanarak, herkese barışı, iyi niyeti ve güzel düşünmeyi tavsiye ediyor, özgür yaşama umudumu bu romanla diri tutuyorum.
Not: Şayet, beşbin yıl önce yaşamış olan Sümer tanrıları, tapınakları ve inançları ile günümüzde de yakınlığı ve bağı olduğuna inananlar varsa, yazdığımız romanda haklarında dile getirdiğimiz hatalı izahlardan dolayı kendilerinden, bunun sadece bir roman olduğunu düşünerek, anlayış ve hoşgörülerini temenni ediyorum.




“ Korkularımızın ve tutkularımızın insanlık tarihinin
çocukluk çağından bize miras kaldığını ve artık
pekçoğunun yersiz ve geçersiz olduğuna inanın... “



Mehmet Ünver
12.12.2003 / Reutlingen

© Ekim 2005, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works